Bu Yazıyı Yazmalı mıyım?

Yoğunluğumdan dolayı buralara pek uğrayamadım fakat klavyemin tozunu alarak bir şeyler yazmak istedim. Sizlere bloglarımda genel olarak teorik yada iş hayatınızda işe yarayacak bilgiler paylaştım. Fakat bugün blog yazmaya da başlarken söylediğim canımın istediği bir şeyler yazmak kısmına koyabileceğimiz bir şeyler yazmak istiyorum.

Kafamı kaldırdım ve tüm hayatımın, çevremin ve kurulu olan düzenlerin hepsinin bir karar sonucu olduğunu farkına vardım. Kariyeriniz, ünvanınız ve yaşam stiliniz ne olursa olsun sadece insan olmanız kararlar silsilesine katılmanıza yeterlidir. Uyandıktan itibaren yataktan kalkmak ile 1-2 dakika daha kestirmek arasında kalkmakla başlayıp uykusuz gözlerle uyumamaya direnen bir sürece kadar gün içerisinde verilen yüzlerce karar döngüsü.

Fakat bazen verdiğimiz kararlar çok basit olsa da hatta karar verdiğimizin farkına varmasak bile bazen kararlarımız geleceğimizi, duygularımızı ve hayatımızı etkileyebiliyor. Her ne olursa olsun bu kararları bizler veriyoruz. Yani aslında yaşadıklarımızı seçiyoruz ve kötü bir sonuç olsa da başlangıcını biz veriyoruz. Bunları zaten biliyorsunuz ve bu yazıyı neden yazıyorum? Öncelikle yazmak istediğim için yazdığımı ve hayatımdaki kararların bana kazandırdıklarından bahsetmek istediğim için yazdığımı belirtmek isterim.

Hayatımda 3 yıllık üniversitemi bırakmam gibi büyük kararlar da alan biriyim ve bu kararı almam belki de 1 saatimi bile almadı. Koskoca 3 yılı sadece dakikalara sığdırmak gibi bir şey. Sadece bu da değil bir çok insan gibi sorumluluklarımız arasındaki kararlar, umutlarla başlayan yeni ilişki kararları, iş, kariyer kararları ve sayamayacağım bir çoğu. Bu kadar karar arasında her zaman en iyi tecrübem kararlarımdan pişman olmamam gerektiği oldu. Tecrübe kelimesi de yaşanmış doğru ve yanlışlardan oluşan bir bütündür zaten. Pişman olmak yerine o zaman öyle yapmamın doğru olduğunu düşündüm ve yaptım. Evet yanlış yaptım ama ben yaptım. O zaman öyle hissettim, düşündüm, duygularıma yenildim, umutlandım, mantıklı geldi vb. ne derseniz. Kararlarınız sizi pişman etmesin ama yanlış kararlarınızı da umursamaz davranmayın. Evet yanlış yaptım pişman değilim ama bir daha böyle olmaması gerektiğini anladım. Tam olarak bunun olmasını sağlayın. Dijital pazarlama konusunu yazarken bir söz yazmıştım: Eğer bir şey çalışmıyorsa(olmuyorsa) o hata değil, veridir. Bu hayatımızda da böyledir, yanlış bir şey yapmış olabiliriz fakat bu hayatınızda bir sonraki adımınızda dikkat etmenizi sağlayacak muhteşem bir tecrübedir. Belki daha önemli bir adımı bu tecrübeniz sayesinde doğru yere atacaksınız. Evet bu yazıyı niye yazıyorum? Çünkü yazmak istedim ve yazma kararı aldım yazıyorum. Belki de yarın uyandığımda ne yazdım diyeceğim ama kendimi rahat hissettiğim için yazıyorum. Mutlu olmak veya kendinizi huzurlu hissetmek verdiğiniz bir çok karar için pişmanlık duymanızdan çok daha iyi bir duygu buna emin olabilirsiniz. Hem sevdiğiniz insanlar için hem de kendiniz için mutlu olun, onları da mutlu edin.

Şimdi fark ettim de aslında sizlerin mutluluğunu istiyorum. Sevdiklerinize araya bir şey katmadan, kızmadan sarılmanızı. Derslerinizi kafanızdan atarak 1 bardak çay içip derin bir nefes almanızı. Etrafınızdaki baskıyı bir süreliğine silip sessizce hayalinizdeki günleri düşünmenizi. Kısacası özgürlüğünüzü ve içinizdeki sevgiyi hissetmenizi. Verdiğiniz güzel kararlar hep sizinle birlikte olsun. Sadece yazmak istediğim için yazdığım yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sağlıcakla kalın, mutluluk yüzünüzden eksik olmasın 🙂

 

Yorum Sizin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir