Doğum Günün Kutlu Olsun

Eğer bu yazıyı okuyorsanız bilmenizi isterim ki burada yazan her kelime ve benim bu yazıyı yazmamdaki her şey O’nun varlığı sayesinde.

Bugün burada hem iş ortağım hem de hayat ortağımın mükemmel bir dostluktan hayat arkadaşlığına dönüşen hikayesini ve bana yaşatarak öğrettiği bir çok dersi paylaşacağım.

O’nunla ilk tanıştığımızda O’nun gözünde her zaman ki gibi geveze, boş boğaz ve biraz ukala biri olarak yer edinmiştim bile. Benimle arkadaş olmayı seviyordu ama hiç aklında bir gün hayatını paylaşacağı bir insan olarak yer edinmemiştim. Kısmet ya işte, bazı şeyler birbirimize ısındırmaya başlamıştı bizi. Bir zaman sonra baktığımda sadece ne yapıyorsam yanımda O’nun varlığını arar olduğumu farkettim. Gittiğim her yerde yanımdaydı, aldığım her kararda arkamdaydı ve bunlar ile alakası yokken bile bana bir kere “öf” demedi ve hep devam etti. Şimdi ben O’nun nasıl mükemmel bir dost ve hayat arkadaşı olduğunu size madde madde anlatmak istiyorum. Çünkü bana her bir davranışı ayrı ayrı saatlerce anlatılacak, es geçilmeyecek güzellikte.

Yanımda Olması ve Arkamda Durması

Hepimiz kafamızda bir plan yaparız ve bunu kendi içimizde düşünürüz. Burada ikna etmemiz gereken biri yoktur, tek sorun planı kafamızda oluşturmak ve bunu uygulamaktır. Fakat biri işin içine dahil olduğunda onu düşünerek plan yapmanız gerekir veya onu ikna etmeniz gerekir. İşte bunu bana hiç bir zaman yaşatmayan bir dostluğu oldu. Sanki tek bedende ortak bir hayat yaşıyor gibi iş görüşmelerimizden, hobilerimize ve gezmelerimize kadar bir ikna süreci yoktu. Sadece buraya gideceğiz, bunu yapacağız veya bu işimiz var oldu. O o kadar mükemmel destek oldu ki bana, hiç bir zaman tek kalma korkum hiç olmayacak gibiydi. Öyle de oldu zaten o günlerden bugüne kadar tek bir gün bile bir derdim olduğunda, stresli olduğumda ya da bir şey yapacakken bir kere bile O beni cevapsız bırakmadı ve bırakmıyor.

Değer Vermesi

İnsanlara karşı bakışı her zaman en iyisi, her zaman en olumlusu olmasıydı herkes tarafından bilinen özelliği. Ben ne zaman hak eden birine sövsem tutar ağzımı “deme öyle” der. Ne zaman birini görsek yolda selam versek “ya ne kadar iyi” diye söyler arkasından. Herkese karşı böyle olan biri dostuna, hayat arkadaşına nasıl değer verir tahmin etmeniz çok zor olmaz. O’nun değer vermesi değişik bir boyuttur, arkaplana atar kendini ve öne koyar değer verdiğini. Önce kendi istekleri değildir, ortak olarak istenilendir. Değer verdiğini mutlu etmek ister, hayır diyemez ki zaten bir kere. Değer vermeyi bana öyle bir yaşatıyor ki sanki ben ondan sonra kimsenin değer veremeyeceğini hissediyorum.

Her Şeyin Yerinde Olması

Hep yumuşak tarafından bahsettim ama aslında O yeri geldiğinde benim bile gösteremeyeceğim tepkiyi koyabilen ve yaptığımız her şeyde sınırı belirleyen oluyor. O’nun yerinde kararlarına ve sınırlarına o kadar güveniyorum ki bir çok kararımı almadan önce ilk ona soruyorum veya ona sorup onun karar vermesini istiyorum. Beni eleştirdiğinde veya bana kızdığında çoğu zaman sesimi çıkarmak istemiyorum çünkü bir çoğunda oturup düşündüğümde haklı olduğunu görüyorum. Bu bana hayatımda bir çok değişiklik yapma fırsatı sunuyor, onun bana çizdiği yol haritası ve yönlendirmeleri ile daha olmam gerektiği gibi bir insan oluyorum.

Güven

Güven kelimesi o kadar büyük deryadır ki aslında insanlar içindeki bir damla için bazen büyük fedakarlıklar yaparak kaybedenler olurlar. Bana güven konusunda iki şeyi çok iyi hissettiriyor bunlar; bana olan güveni ve bana olan güveninin getirdiği özgüven. O’nun son raddede güvenmesi cidden zordur, ben bilirim. Ama eğer kazandıysanız onun güvenini sizin için son nefesini verirken gözlerinizin içine bakar ve o nefesini elinizi tutmak için harcar. Bana o güveni öyle bir verdi ki O’nun yanındayken veya O’na yakınken öyle bir güçlü his kaplıyor ki sanki gelecek hayatımı Ütopya’da yaşayacağım ve hala keşfedilmemiş süper güçlerim var.

O’nun İçin

Bana yaşattığı, hissettirdiği her şey için ve yanımda olduğu her gün için teşekkür ederim. Bu yazının fotoğrafında olan ve aşağıya da koyacağım fotoğrafta birlikte olduğumuz ve benim çok sevdiğim fotoğraflarımızdan bir kısmının yüzlerce defasının kopyası var. Neden kopyaladım biliyor musunuz? Çünkü bugüne kadar yaşadıklarımız yaşayacaklarımıza oranla çok küçük bir yer kapladı ben de o yerleri şimdilik onlarla doldurmak ve yaşadıkça üstüne eklemek istedim. İnşallah aylar önce nasılsak, dün nasılsak yarın da ve bundan yıllar sonra da hep aynı olabiliriz. İyi ki hayatımdasın ve iyi ki doğmuşsun be kadın. Her şey için ama her şey için teşekkür ederim.

Yorum Sizin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir