blog

Doğum Günün Kutlu Olsun

Eğer bu yazıyı okuyorsanız bilmenizi isterim ki burada yazan her kelime ve benim bu yazıyı yazmamdaki her şey O’nun varlığı sayesinde.

Bugün burada hem iş ortağım hem de hayat ortağımın mükemmel bir dostluktan hayat arkadaşlığına dönüşen hikayesini ve bana yaşatarak öğrettiği bir çok dersi paylaşacağım.

O’nunla ilk tanıştığımızda O’nun gözünde her zaman ki gibi geveze, boş boğaz ve biraz ukala biri olarak yer edinmiştim bile. Benimle arkadaş olmayı seviyordu ama hiç aklında bir gün hayatını paylaşacağı bir insan olarak yer edinmemiştim. Kısmet ya işte, bazı şeyler birbirimize ısındırmaya başlamıştı bizi. Bir zaman sonra baktığımda sadece ne yapıyorsam yanımda O’nun varlığını arar olduğumu farkettim. Gittiğim her yerde yanımdaydı, aldığım her kararda arkamdaydı ve bunlar ile alakası yokken bile bana bir kere “öf” demedi ve hep devam etti. Şimdi ben O’nun nasıl mükemmel bir dost ve hayat arkadaşı olduğunu size madde madde anlatmak istiyorum. Çünkü bana her bir davranışı ayrı ayrı saatlerce anlatılacak, es geçilmeyecek güzellikte.

Yanımda Olması ve Arkamda Durması

Hepimiz kafamızda bir plan yaparız ve bunu kendi içimizde düşünürüz. Burada ikna etmemiz gereken biri yoktur, tek sorun planı kafamızda oluşturmak ve bunu uygulamaktır. Fakat biri işin içine dahil olduğunda onu düşünerek plan yapmanız gerekir veya onu ikna etmeniz gerekir. İşte bunu bana hiç bir zaman yaşatmayan bir dostluğu oldu. Sanki tek bedende ortak bir hayat yaşıyor gibi iş görüşmelerimizden, hobilerimize ve gezmelerimize kadar bir ikna süreci yoktu. Sadece buraya gideceğiz, bunu yapacağız veya bu işimiz var oldu. O o kadar mükemmel destek oldu ki bana, hiç bir zaman tek kalma korkum hiç olmayacak gibiydi. Öyle de oldu zaten o günlerden bugüne kadar tek bir gün bile bir derdim olduğunda, stresli olduğumda ya da bir şey yapacakken bir kere bile O beni cevapsız bırakmadı ve bırakmıyor.

Değer Vermesi

İnsanlara karşı bakışı her zaman en iyisi, her zaman en olumlusu olmasıydı herkes tarafından bilinen özelliği. Ben ne zaman hak eden birine sövsem tutar ağzımı “deme öyle” der. Ne zaman birini görsek yolda selam versek “ya ne kadar iyi” diye söyler arkasından. Herkese karşı böyle olan biri dostuna, hayat arkadaşına nasıl değer verir tahmin etmeniz çok zor olmaz. O’nun değer vermesi değişik bir boyuttur, arkaplana atar kendini ve öne koyar değer verdiğini. Önce kendi istekleri değildir, ortak olarak istenilendir. Değer verdiğini mutlu etmek ister, hayır diyemez ki zaten bir kere. Değer vermeyi bana öyle bir yaşatıyor ki sanki ben ondan sonra kimsenin değer veremeyeceğini hissediyorum.

Her Şeyin Yerinde Olması

Hep yumuşak tarafından bahsettim ama aslında O yeri geldiğinde benim bile gösteremeyeceğim tepkiyi koyabilen ve yaptığımız her şeyde sınırı belirleyen oluyor. O’nun yerinde kararlarına ve sınırlarına o kadar güveniyorum ki bir çok kararımı almadan önce ilk ona soruyorum veya ona sorup onun karar vermesini istiyorum. Beni eleştirdiğinde veya bana kızdığında çoğu zaman sesimi çıkarmak istemiyorum çünkü bir çoğunda oturup düşündüğümde haklı olduğunu görüyorum. Bu bana hayatımda bir çok değişiklik yapma fırsatı sunuyor, onun bana çizdiği yol haritası ve yönlendirmeleri ile daha olmam gerektiği gibi bir insan oluyorum.

Güven

Güven kelimesi o kadar büyük deryadır ki aslında insanlar içindeki bir damla için bazen büyük fedakarlıklar yaparak kaybedenler olurlar. Bana güven konusunda iki şeyi çok iyi hissettiriyor bunlar; bana olan güveni ve bana olan güveninin getirdiği özgüven. O’nun son raddede güvenmesi cidden zordur, ben bilirim. Ama eğer kazandıysanız onun güvenini sizin için son nefesini verirken gözlerinizin içine bakar ve o nefesini elinizi tutmak için harcar. Bana o güveni öyle bir verdi ki O’nun yanındayken veya O’na yakınken öyle bir güçlü his kaplıyor ki sanki gelecek hayatımı Ütopya’da yaşayacağım ve hala keşfedilmemiş süper güçlerim var.

O’nun İçin

Bana yaşattığı, hissettirdiği her şey için ve yanımda olduğu her gün için teşekkür ederim. Bu yazının fotoğrafında olan ve aşağıya da koyacağım fotoğrafta birlikte olduğumuz ve benim çok sevdiğim fotoğraflarımızdan bir kısmının yüzlerce defasının kopyası var. Neden kopyaladım biliyor musunuz? Çünkü bugüne kadar yaşadıklarımız yaşayacaklarımıza oranla çok küçük bir yer kapladı ben de o yerleri şimdilik onlarla doldurmak ve yaşadıkça üstüne eklemek istedim. İnşallah aylar önce nasılsak, dün nasılsak yarın da ve bundan yıllar sonra da hep aynı olabiliriz. İyi ki hayatımdasın ve iyi ki doğmuşsun be kadın. Her şey için ama her şey için teşekkür ederim.

Üniversitede Okul Dışında Ne Yapabilirim?

Uzun zamandır yazmak isteyip de yazmaya üşenip durduğum ve etrafımdan da çok soru aldığım konu hayatıma hoşgeldin. Bu satırları okuyanlar siz de hoşgeldiniz. Üniversitede okul dışında yapılacaklar dediğimiz zaman ilk olarak aklımıza kafede otururum, arkadaşlarla gezerim, sinemaya giderim vb. bir çok şey gelebilir. Bu ve benzeri aktiviteler bir çoğumuzun üzerinde artık master yaptığı ve içinden geçtiği şeyler olduğu için bunlara değinmeyeceğim. Benim konumun özü üniversiteden sektöre geçiş aşamasında atabileceğiniz adımlar ve mezun olduğunuzda biraz daha rahat sektöre giriş yapabileceğiniz bazı tüyolar(giremedi). Yine çok tatava yaptım. Ufaktan başlasak mı?

Hedef belirleme

Her şeyden önce evden çıkarken bile nereye gideceğimizi bilerek çıkıyorsak, bir şey yaparken de sonucunun nereye gitmesini istediğinizi bilmeliyiz. Bu ilk cümleden konuyu alıp insan ilişkileri üzerine sayfalarca yazı yazabilirim ama konuyu saptırmayacağım. Şimdi hedef belirleme konusunda karar vermeniz gereken hususları iyi seçmelisiniz. Ben iyi bir maaşla çalışacağım, ben patron olacağım, ben yazılımcı olacağım, ben yerel çalışacağım veya ben ulusal çalışacağım vs. vs. bu liste fena uzar. Fakat bu listenin üniversitedeki görevini yerine getirmesini istiyorsanız hiç yoktan alanınızı seçmeniz yeterli olacaktır. Kendi bölümüm için örnek vermem gerekirse; işin fikir kısmında mı görsel kısmında mı yer alacağınıza karar verebilirsiniz.

Hedefe adım atma

Hedefe adım atmak, hedefe kafa atmakla bitecek bir yolun başlangıcıdır diyebiliriz. Artık bir hedefimiz var. Grafiker veya metin yazarı bunlardan birini seçtik diyelim. Elimizde ise okuldan öğrendiklerimiz var. Yani aslında herkesin elinde olan şeyler. Ben bu hedefe nasıl yöneleceğim? Ben bu konuda önceden temeli olmayan insanlara ilk önerim eğer hedefiniz için bir program bilgisi gerekiyorsa bunun kursuna gitmesi ve ardından bunu staj ile taçlandırması olacaktır. Ben bunların birini yaptım mı? Yapmadım ama uzun zamandır farklı şekillere bürünüp görevler aldığım için bir şekilde açığımı az da olsa kapatabildim. Adım atmayı özet geçmek gerekirse; online olarak araştırmaya, kursalara gitmeye veya hiç yoktan sosyal medyadan bu alanı takip etmeye başlayın. Bu temelinizi oluşturmanız açısından yeterli olacaktır.

Temeli attık kat çıkıyoruz

Yazın güzel bir kurs aldık veya online kaynaklardan takip ederek iyi bir birikim yaptık. Artık hedefimiz doğrultusunda girdiğimiz bir yerde yabancı kalmayacağız ve ebeveynlerimize akıllı telefonları tanıtır gibi bize işi öğretmeyecekler. Şimdi sıra bunları pekiştirmeye geldi. Ben çift yönlü örneklerle devam ederek bu kısmı anlatmaya çalışacağım. Eğer grafikerseniz bu kısımda Behance, Dribbble ve diğer online kaynaklardan başka grafikerlerin yaptıklarını inceleyerek aynılarını yapmaya çalışabilirsiniz. Başka bir alternatif olarak ise kafanızdan bir fikir belirleyip üstüne logo, afiş veya broşür gibi şeyler çalışabilirsiniz. Bunları hem portfolyonuza atarsınız hem de gelişim gösterirsiniz. Bir metin yazarıysanız en basitinden firmalar için sosyal medya içerikleri üretmeye başlamaktan büyük bir firmayı seçip kendiniz bir reklam kampanyasını baştan sona yazmayı deneyebilirsiniz. Örnek vermek gerekirse piyasaya yeni çıkan bir şampuan için hayali bir reklam çalışmasını 360 derece tamamlamaya çalışabilirsiniz.

Katı çıktık merdivenleri unutmayalım

Her şeyi yaptık ve artık kendimize güvenebileceğimiz ve sektörde bazı kitlelere hitap edebileceğimiz yeteneklerimiz var. Artık ufak ufak müşterilerle iletişime geçme kanallarına girmelisiniz. Öğrenciler için bunun en kolay yolu freelancer olarak çalışmaktır. Bunun alternatifi olarak ise sektörde bir işletmede part time çalışmak olacaktır. Unutmayın ki referanslarınız sizin için en değerli varlıklarınız ve hedefe giden yolunuzda çıkacağınız merdivenler olacaklardır. Bu sebeple freelancer veya yerel olarak iş alabileceğiniz platformaları kovalayın, başvurun ve almak için karşınızdaki kişiyi etkileyin. Bunun için bu noktayı gelirken ki çalışmalarınız sizlere başlangıç referansı olacaktır. Bunların yanında tatlı bir diliniz de var off ki ne off.

Artık sektörde yerimiz var

Belirli müşterilere hizmetler sunduk ve güzel dönüşler topladık. Benim için en önemli nokta network dediğimiz olaydır. Network kelimesine Türkçe’de iletişim ağı diyebiliriz ama benim için çok daha fazlası. Network, müşterilerinizden tutun mesleğiniz ile alakalı iletişime geçebileceğiniz veya sizinle iletişime geçecek insanların hepsini kapsayan kümedir. Eğer iyi bir network ağı kurabilirseniz yetersiz kaldığınız yardım alabilme, büyük projelerde hızlı ve kaliteli bir ekip kurabilme ve tavsiye yoluyla yeni müşteriler kazanma gibi avantajlarınız elinizde olacaktır. Aynı zamanda sizi bu şekilde tanıyan kişiler yeni bir iş aradığınızda sizlere yardımcı olacaklardır. Çok menfaat ilişkisi gibi anlattım bu olayı ama tam aksine cidden iyi arkadaşlıklar kurulduğu, güzel muhabbetler döndüğü ve başarılı çıkan işlerin çıktığı önemli bir nokta olduğuna emin olabilirsiniz.

Ek olarak bunları başarmaya yardımcı olabilecek şeyleri maddelersek;

  • Öğrenci programlarını ve faydalı olabileceğiniz topluluklarının içinde yer almaya çalışın.
  • Sektörünüz ile alakalı online kaynaklarda ne bulduysanız takip etmeye ve incelemeye çalışın.
  • İnsanlarla tanışın, onların tecrübelerini okuyun veya dinleyin(bazen iyi bir anlatıcı olamayabiliyorlar.)
  • Yeni şeyler yapmaktan korkmayın ve deneyin.
  • Tabi ki bunları yaparken sosyal hayatınızdan ödün vermeyin. Arkadaşlarınız, aileniz ve ilişkileriniz bunların hepsinden önce gelecekler değerlerdir.Son olarak söyleyeceğim tek şey ise içinizden ne geliyorsa onu yapmaya çalışın. Kalıplar ile hareket etmeyin yani en ufak örnek vermek gerekrirse devamsızlık sıkıntısı yüzünden tiksinerek derse girmeyin.

    Teşekkür ederim, mutlulukla kalın.

 

İYİ BİR CV NASIL OLMALIDIR?

Tekrardan burada bir yazı yazarken kendimi buluyor olmam kendi açımdan sevindirici. Yaklaşık 4-5 aylık süreçte çalıştığım için içerik yazma fırsatı bulamadım. Umarım bundan sonra sık sık yazabilirim.

Öncelikle “CV neden iyi olmalıdır?” konusuna değinmek isterim. Bu belki lafız olarak ağır olsa bile bana göre herkes kendinin pazarlamacısıdır. Bugüne kadar yaptıklarımız, eğitimlerimiz, uğraşlarımız ve tecrübelerimiz… Hepsi hayatımızda istediğimizi elde etmek için yaptıklarımız. İstediğimizi elde etmek için de iyi bir profil çizerek ilerlememiz gerektiğini düşünürüz. Bu istekler kimine göre iyi bir iş, kimine göre mutluluk, kimine göre huzur vb. yüzlerce çeşitlilik gösterebilecek şeylerdir. Şimdi herkesin kendi pazarlamacısı olduğu denkleme dönelim. Herkes bir eğitim düzeninde okudu. İyi yerlerde devam etmek için çalıştı, çabaladı ve kazandı. Sonra yine iyi notlarla mezun olmak için çalıştı, çabaladı ve üniversiteden ayrılırken arkalarında bıraktıklarıyla, kucaklaştıkları bir profil kazandı. Peki bunu ne için yaptı? Yukarıda bahsettiğim istekler listesine yazdığı maddelerin üstünü tek tek çizebilmek için. Sonuç ne oldu peki? Herkes yetenekli olduğu ve yatkın olduğu alanlara dağıldılar ve bunu kendilerinin pazarlamacısı olarak yaptılar. Pazarlamacı olarak kendilerine yön verdiler(okul, eğitim, gelişim), hedef kitleye yönelik çalıştılar(hedeflenen meslek ve iş alanları), onları memnun edecek argümanlarla gittiler(yüksek ortalama, portfolyo) vb. birçok şey. İşte bu pazarlamayı geçmişteki tüm yatırımlar ile birlikte yapacağınız en önemli adımlardan biri de CV’niz olacaktır. Ben iş kariyerini CV’imi sunacağım bir yer noktasında tamamlamış(bir kurumda çalışmayı düşünmeyen) biri olarak yine de yer aldığım bazı noktalarda ihtiyacım olduğundan dolayı kendi CV’imi güncellerken adım adım bir yazı yazıp sizlerle paylaşmak istedim. Hadi şimdi adım adım CV’imizi hazırlayalım.

İçerik Hazırlama

CV hazırlamaya başlamadan önce CV’nin ana kurallarını bilmek ve buna göre CV’niz içerisinde yer alacak olan bilgileri belirlemek size faydalı olacaktır. Eğer bir tasarımcıysanız CV’inizin tasarımını kendinize göre şekillendirebilirsiniz ve bu şekilde daha dikkat çekici bir CV’ye sahip olabilirsiniz. Bunun yanı sıra CV’de dikkat etmeniz gereken paragraflarca yazı olmaması ve 2 sayfanın üstüne mümkün mertebe çıkılmaması olacaktır. Kendiniz hakkında neredeyse tüm bilgiyi verirken bunu en net şekilde ifade etmeniz gerekecektir. Bu sebeple cümleleri kurarken ve kendinizden bahsederken bazı temizlikler yapmalısınız. İçerik olarak fotoğraf, kişisel bilgiler, deneyimler, ilgi alanları, tecrübeler, sertifikalar, referanslar, eğitim, kariyer hedefi vb. bilgiler yer almalıdır. Bu bilgileri doldururken yapamadığınız şeylerden ve orta karar cümlelerden kaçının. Her zaman net ve sizlerden karşıya olumlu yansıyacak cümleler kullanmaya çalışın. Eğer içeriğimizi hazırladıysak şimdi sırasıyla bu bilgileri vermeye başlayabiliriz.

Kendi çalışmam: Ben yoğunluklu olarak grafik alanında hizmet verdiğim ve odaklandığım alt alan arayüz tasarımı olduğu için CV’imi şekillendirirken bir arayüz tasarımı havasında yapmayı planladım. Bunun için de tek sayfa bir site tasarımında ait olan materyal ve düzeni kullanmaya çalışacağım. Bu arada şunu da belirtmek isterim ki ben CV kullanımımı çoğunlukla dijital alanlarda yapacağım için tasarımımı buna göre şekillendireceğim.

 

Ben Kimim?

CV’inizin en başında yer alması gereken şey tabi ki de büyük olmasından fazla kaçınmayacağınız isminiz ve isminizin sağında, solunda, altında veya üstünde bir fotoğrafınız. Fotoğraf konusu her ne kadar kesin kural olarak gözükmese de fotoğraf her zaman size büyük bir avantaj sağlayacaktır. Bu sebeple yataktaki fotoğrafınızdan ziyade pozitif enerji verebileceğiniz bir fotoğrafı kullanmanızı tavsiye ederim.

Kendi Çalışmam: Daha önceden internette görüp beğendiğim bir tasarımın benzerini ben sadece başlık alanında kullanmak istedim. Bunun sebebi ise bahsettiğim gibi tek sayfa bir site tasarımına benzer bir çalışma olacaksa buna uyacağını düşündüğüm için. Gördüğünüz çizgiler tüm tasarım boyunca devam edecek bunun sebebi ise arayüzde kullanılan 12’li Grid sisteminin bir yansımanın gösteren ince bir detay olmasından dolayı.

 

Kişisel Bilgiler

Merhaba dedikten sonra yaş, ikamet edilen yer, ehliyet, askerlik durumu vb. sizi arayan kişinin bazı ana kriterlerine(askerlik, ikametgah ve ehliyet) uyup uymadığınızı görebileceği bir kısım diyebiliriz. Kendiniz hakkında bu bilgileri vererek CV’ye başlangıç yapabilirsiniz.

Kendi Çalışmam: Yukarıda bahsedilen düzende düz bir şekilde bu bilgileri sundum.

 

Deneyimler

Çalıştığınız yerler, bulunduğunuz projeler ve iş alanı hakkında edindiğiniz deneyimleri listeleyeceğiniz kısım olacaktır. Bu kısımda ve diğer kronolojik listelemelerin yer aldığı kısımlarda kronolojik sırayı tersten yapmanız gerektiğini unutmayın. Yani en son yaptığınız şey en üstte olması gerekmektedir. Dilerseniz burada kazandığınız deneyimi kısa cümleler ile açıklayabilir ve pozisyonunuzu net olarak anlatabilirsiniz.

Kendi çalışmam: Ben bu kısımda çalıştığım yerlerin yanında bulunduğum projeler ve yaptığım ek işleri de deneyimlerime ekledim. Bunların sebebi ise dolaylı yoldan da olsa iş alanımla alakalı olarak bana referans olabilecek tecrübeler ve insanlar kazandırmış olmasıdır.

 

Referanslar

Referanslar bazen yanlış anlaşılarak sadece iş hayatında var olan patronlar veya yüksek mevkide görev yapan kişiler olarak anlaşılabiliyor. Fakat durum böyle değil, siz referans eklerken okuldaki bir eğitimcinizi veya staj yaptığınız yerde bir iş arkadaşınızı da ekleyebilirsiniz. Referanslar genelde sizlerin ekip uyumu, iş ortamı uyumu vb. kişisel özelliklerinize de referans olacak kişilerdir. Bu sebeple buraya yazacağınız kişilerin sizi sadece iş olarak değil karakteristik özelliklerinizi de bilen kişiler olmasını tercih edebilirsiniz.

Kendi Çalışmam: Açıkcası ben bir firmaya veya benzeri bir kuruma CV göndermeyeceğim için burayı göstermek için doldurdum. Bu sebeple SYL projesiyle Bu Gençlikte İş Var Finalisti olan arkadaşım ve aynı zamanda projedeki ekip arkadaşım olan Fatih’i ve bana arayüz tasarımını öğreten, öncülük eden üstadım Serkan’ı eklemek istedim. Bunun yanında tabi ki freelance olarak yaptığım bir çok müşterinin yorumunu.

 

Eğitim ve Sertifikalar

İş ilanlarında sık sık görürsünüz ki üniversiteden a,b ve c bölümlerinin birinden mezun vb. tabirlerle aranan kriterlere yazarlar. Bu bölümde bu soruların cevaplarını rahatça verebilirsiniz. Mezun olduğunuz ve okuduğunuz lise, üniversite, bölüm, mezuniyet yılı ve ortalamanız gibi detayları da aynı şekilde bu bölümde paylaşabilirsiniz. Sertifikalar ise sizlerin hangi alanlarda ek olarak uğraş gösterdiğinizi ve yeterli olma düzeyinde gelişim gösterdiğinizi gösterir. Sertifikanızı paylaşırken aldığınız kurumu, yılı, sertifika numarasını vb. bilgileri paylaşabilirsiniz.

Kendi Çalışmam: Kendi çalışmamda ortalama puanını vermek ilk seneden gereksiz olması sebebiyle belirtmedim. Diğer bilgileri ise yukarıda belirttiğim şekilde yazdım.

Beceriler ve Yetenekler

En önemli kısımlardan birine daha gelmiş bulunuyoruz. Burayı çok farklı kullanan insanlar gördüm ve hepsinin de doğru kullandığını söyleyebilirim. Bana göre ekip çalışmasında başarılı olmak bile bir beceridir. Fakat burayı doldururken tüm bunları yazarsak kalabalığın arasında değerli taşlar kaybolacaktır. Bu sebeple daha çok iş alanınıza yönelik olan ve karşılığı dolu olacak bir beceri sayfası oluşturmaya çalışın.

Kendi Çalışmam: Ben çalışmamı ortaya koyarken normalin(yıl/tecrübe bazlı) dışında bir şey yapmaya çalışarak ikiye böldüm. Bunu yaparken de alanımda kullanılan ünvanları kullanarak kuvvetli ve amatör düzeyde olanları ayırmaya çalıştım.

 

Kariyer Planı ve Kişisel Özellikler

Düz metin olarak yazılacağı için dikkat edilmesi gereken bölümlerden biridir. Burada cümlelerinizi net kurmanız gerekmektedir ve gereksiz bilgilerden uzak durulmalıdır. Mesela hobilerinizden bahsetmek istiyorsanız bunun satırlarca tutmayın tek cümlede gerekirse virgül kullanarak anlatın. Kendi karakteristik özelliklerinizden bahsederken korkmadan bahsedin. Eğer soğuk bir yapınız varsa soğuk biriyimdir diyebilirsiniz. Kariyer hedefinizi koyarken hayal ve hedef arasındaki çizgiyi koruyarak yazın. Burası diğerlerine göre uzun bir metin olacağından dolayı yazım ve imla hatalarına lütfen dikkat edin.

Kendi Çalışmam: Burayı yazarken bir firmaya herhangi bir pozisyon için başvurmadığımdan dolayı hedefimi biraz daha geniş tuttum. Eğer bir pozisyon için başvuruyorsanız bu pozisyona özgü bir kariyer hedefi yazmanız daha makul olacaktır. Kişisel özellikler kısmında ise ağırlıklı olarak kişisel özelliklerimden bahsetmeye çalıştım.

 

İletişim Bilgileri

Başta belirtmek isterim ki bu kısım benim çalışmam da konsept gereği benim CV’imde en altta yer alsa da bu kısmı en üstte veya genel bilgiler kısmının yakınına ekleyebilirsiniz.

Kendi Çalışmam: Merhaba ile başladığım için “Teşekkür Ederim” gibi bir ibare ile bitirmek istediğim bir alanın altına iletişim bilgilerimi ekledim. İletişim bilgilerinin burada olmasının sebebi ise bir arayüz  mantığı ile footer görevi üstlenmesini istedim. Footer içeriği olarak da genel olarak tercih edilen iletişim bilgilerini ekledim.

 

Ek Bilgiler, Özet

Yukarıda madde madde anlattıklarımın yanı sıra CV’inizin kendine özgü bir şey olduğunu unutmayın. Bu sizin bir özetiniz ve karşı tarafa sizi yansıtacak olan şey. Bu sebeple her ne kadar bazı kalıplar olsa da kendinizi gördüğünüz ve kendinizden ne eksik ne de fazla olduğunu düşündüğünüz şeylerle CV’inizi doldurmayın.

Anlattıklarımın yanında dikkat etmeniz gerekenleri listelemek gerekirse;

  • Yazım ve imla kurallarına dikkat edin.
  • Gereksiz ve olumsuz bilgi vermekten kaçının.
  • Fotoğraf kullanma imkanınız varsa mutlaka kullanın.
  • İfadelerinizde net olun ve tekrarlardan kaçınmaya çalışın.
  • CV’inizi kabartmayın, ne ise onu yazın ki iş hayatında sıkıntı yaşamayın.
  • Kronolojik listelemeleri tersine doğru yapın.
  • Okunabilir boyutlarda ve fontlarda yazmaya çalışın.

 

Sonuç

Reklamcılıkta İlk Senem Nasıl Geçti ve Neler Yaptım?

Yine tam olarak uykumu alamasam da güzel bir pazar gününe uyandığımı düşünerek oturdum klavyenin başına. Son iki finale girmeden önce geçirdiğim yaklaşık 8-9 aylık süreci değerlendirmek ve neler yaptığımı gözden geçirmek istedim. Şüphesiz ki benim için çok güzel bir sene oldu fakat süreçleri ve neler yaptığımı sizlerle de paylaşmak istedim.

Öncelikle Balıkesir Üniversite’ni bırakıp Konya’ya yeni geldiğim için ilk bir kaç ayım düzen kurmak ve nasıl bir yerde olduğumu görmek ile geçti diyebilirim. Eylül ve Ekim aylarını böylelikle geçirdim ve pek bir şey yaptığım söylenemez.

Microsoft XBox UNICUP FIFA 2017 Üniversite Organizatörlüğü

İlk hareketlenmem eskiden de ilgili olduğum espor sektöründen oluşan bir organizatörlük ile oldu. Kasım ayında eskiden Balıkesir Üniversitesi’nde kampüs sorumlusu olmam nedeniyle ve şuan o görevde kimsenin olmamasından dolayı gelen bir FIFA turnuva organizatörlüğü oldu. Microsoft XBox UNICUP FIFA 2017 için Balıkesir’e yol gözüktü. Bir günlük turnuva sürecini ve öncesinden ki hazırlıkları gerçekleştirdim. Benim için cidden güzel bir deneyim oldu, kendim FIFA oynamayan biri olmama rağmen çok eğlenceli güzel bir gün geçirdik katılımcılarla birlikte. Hem de eski üniversitem olduğu için biraz da hasret gidermiş olduk. Hemen o gün ile alakalı bir fotoğrafı sizlerle paylaşarak geçiyorum.

Gün içerisinde yaklaşık 40 kişiyi misafir ettik. Yaklaşık 10 saat süren etkinlikten sonra finalistler ile son fotoğraf. 

XBox

 

Microsoft Student Partner Başvuru Süreci

Turnuva etkinliğinden sonra Microsoft Student Partner başvurularına denk geldim. Benim için güzel bir fırsattı ve iletişimci olarak girmem zor olsa da bunu yapmam gerektiğini hissettim. Başvuruların son haftasında bir başvuru video çektim ve hayırlısıyla diyerek yolladım. Microsoft Student Partner sürecine tekrardan geleceğim fakat başvuru videomu şimdilik buraya koyuyorum.

Freelance Çalışma Süreci

Başvuru yaptıktan sonra ve sonuçları beklerken bir arkadaşımın tavsiyesiyle Bionluk üzerinde freelance olarak çalışma kararı aldım. Kendimi çok kaliteli bir  tasarımcı ya da çok kaliteli içerikler üreten biri olarak nitelendiremem ama bir sorun varsa ortada bunu çözmek üzere konuşabiliriz diye düşünüyorum. Yani çok büyük kurumsal firmaların olağanüstü işlerini yapmaya değil daha çok kendi müşteri portföyümün işlerini yapmaya başlamıştım. Ocak ayında başladığım bu serüvende güzel müşteriler ile çalıştım ve benim için güzel bir tecrübe oldu. Yaklaşık olarak bu işleri teslim sürecinde 200 civarı grafik, 20 civarı video içeriği ürettim. Belki de 50’den fazla ufak revizeler ile işlerimi teslim ettim. Yaptığım işleri portolyoma ekleyemedim daha fakat ufak bir listesini sizlere sunmam gerekirse;

1)AVM İç Ekran İnşaat Firma Intro
2)Girişimci İnsan Kaynakları Derneği / Yeni Nesil İK Zirvesi tanıtım videosu
3)Girişimci İnsan Kaynakları Derneği Kurumsal Kimlik
4)Gabby and Bella Youtube Channel 5 Intro ve Cover
5)EmlakLive Kullanıcı Anketi
6)Burhan Başoğlu 4 Farklı Logo Çalışması
7)Yapı Firması Kurumsal Kimlik
8)Bodrum’da olan otellerin komple verisini toplama ve listelenerek sunumu
9)Freecia Bakım Tanıtım Videosu
10)En Baba Etkinlik Tanıtım Videosu
11)Güvenlik Infografik Tasarımı #1 #2
12)Firma Özel Sunum Infografik Tasarımı #1 #2 #3
13)Tink Infografik Tasarımı
14)Logo Opener Video
15)Adnan Menderes Üniversitesi Festival Tanıtım Videosu
16)Eyfel Kulesi ve Vodafone Arena Infografik (Müşteri Ödevi)
17)Cafe Kurumsal Kimlik ve Mekan İçi Tanıtım Tasarımları
18)Vixson İç Çamaşır Infografik Tasarım
19)Ünal Et Lokantası Sosyal Medya Yönetimi
20)ArminA Game Center Genel Tasarım (Ayrı zamanlarda çeşitli işler)
21)Çelikbey Mobilya website

Aklımda olan ve sayabildiklerim bu kadar ve müşterilerimin güzelliğiyle tüm işlerimden sadece 1 tane kötü yorum alarak %95 olumlu yorum ile hala daha Bionluk üzerinden devam ediyorum. Bionluk profilim; https://bionluk.com/mysfclk

Microsoft Student Partner Süreci

Bu başlığın hayatımdaki yeri çok özel ve ayrı. Yukarıda videosunu paylaştığım başvuru sürecimin ardından bir gün güzel bir mail ile uyandım. Programa yapılan yüksek sayıda başvurudan seçilen 50 kişiye yakın grubun içerisindeydim. Bu benim için muhteşem bir haberdi çünkü orada olan tek iletişimci belki de bendim. O gün benim için muhteşemdi ve sabırsızlıkla 2 günlük Kick-Off için beklemeye başladım. Ocak ayının sonuna doğru Microsoft ofisinde Kick-Off için tüm MSP arkadaşlarımla bizi misafir ettiler. 2 günü çok güzel bir eğitimle ve güzel bir program ile geçirdik. Çok kaliteli ve iyi insanların bir arada toplandığı muazzam bir ortamdı. İnsan kaynaklarından, sunum yapmaya kadar bir çok konuda eğitimler verildi ve muhteşem bir boğaz yemeği ardından da güzel bir otel konaklamasıyla hayatımda büyük öneme ve değere sahip iki günü tamamlamış olduk. O çok değerli insanlarla geçirdiğim günleri anlatan videoyu da sizlerle paylaşarak MSP sürecinin başlangıcını yapmış olayım.

 

Kick-Off’tan sonra benim için yeni bir dönem başlamıştı. Artık yapmam gerekenler ve bu süreçte sorumluluklarım vardı. İlk olarak BİLMÖK şansıma olsa gerek bu sene bizim üniversitedeydi. Orada Karatay Üniversitesi’nde MSP olan arkadaşım Fatih ile birlikte MSP olarak bulunduk ve etkinlik boyunca gelen soruları cevaplamaya çalıştık. Bu süreçte Yeditepe Üniversitesi’nde MSP olan arkadaşım Dilan da BİLMÖK 2018 için kendi üniversitesini temsil için Konya’ya gelmişti. Güzel bir ekip ve güzel insanları Konya’da görmek ve onlarla güzel bir 3 gün geçirmek benim için mutluluk vericiydi. Dilanları her ne kadar uçağa son 10 dakikada yetiştirip bavullarını arkadan yollasam da BİLMÖK MSPler ile birlikte güzel ve eğlenceli geçmişti. Bu arada Dilanlar herkesi ikna ettiler ve 2018 BİLMÖK için Yeditepe Üniversitesi’ne zaferi getirdiler. BİLMÖK hatırası olarak saygıdeğer İbrahim Kıvanç hocamızla çekindiğimiz bir fotoğrafımızı da hemencecik buraya bırakıyorum.

 

BİLMÖK’ün ardından Imagine Cup süreci gelmişti bu süreçte MSP arkadaşlarımdan başvuranlar ve projelerini sunanlar oldu. Sonuçlar açıklandığından haberim olmadığım bir gün ise Dilan aradı ve o güzel haberi bana verdi. Dilan’ın ekibi bölge finalleri için Beyrut’a gitmeye hak kazanmışlardı. Aşırı derecede sevindiğim ve heyecanlandığım bir haber oldu bu benim için. Bu arada Dilan’ın babası Adnan Abi’nin bana İstanbul açısından verdiği destekleri ve hatta CVmi düzenlerken bile verdiği destekleri unutamam ve görürse buradan kendisine çok teşekkür ediyorum. Dilanlar Crystall Ball projesiyle Beyrut’ta finallerde sunum yapacaklardı. Beraberce Crystall Ball için intro, opener, website ve afiş gibi bazı çalışmaları yaptık. Beyrut’ta jüri ve katılımcıların büyük beğenisiyle karşılandılar. Fakat anlamadığımız bir şekilde finalden kazanan olarak ayrılanlar onlar olamadılar. Yine de büyük bir başarıya imza atmışlar, büyük bir beğeni toplamışlar ve müthiş bir projeyle geri dönmüşlerdi. Şuan Start-up olarak devam etmeyi planladıkları Crystall Ball sürecinde başarılar diliyorum tüm ekibe. Crystall Ball ekibinin introsunu da buraya bırakarak geçiyorum hemen;

 

Hemen hemen aynı döneme denk gelen çok değerli bir MSP arkadaşımın da Bu Gençlikte İş Var finali vardı. İlk başlarda sadece logo yaparak destek verebilsem de(Fatih Aksoy sevgilerimle logo mu da değiştirdiler :D) canı gönülden sürekli iletişimde olduğum ve Konya’da görmek için gün saydığım arkadaşlarımdan birisi. Bu Gençlikte İş Var finalinde sona kalan 5 ekip arasında yer alan SYL projesiyle ilk üç galibiyeti gelmese bile 1500 proje arasından oralara gelerek muhteşem bir başarı elde etti. Bu Gençlikte İş Var final sunumuna beraber hazırlanarak gecenin üçünde dördünde birbirimize söylediğimiz sevgi sözcükleri benim için çok keyifli bir tecrübeydi. Şimdi ise SYL projesinde İçerik ve Tanıtım Sorumlusu olarak görev yapmaya çalışıyorum. Tabi ki çalışıyorum diyorum çünkü Fatih bu projenin her yerinde en büyük rolü oynayan ve ufak ufak büyüterek getiren ve hayata geçirildiğinde adının anılması gereken tek kişi olduğunu düşünüyorum. Her şeye koşturuyor ve elinden geleni yapıyor. Umarım ki ilerleyen dönemlerde başarılı işlere beraber imza atarız ve SYL’i pazara sokabiliriz. Bunun için elimizden geleni yapacağız.

 

Okul Dönemi

Bunların yanı sıra okul hayatıma değinmeden de geçmek istemem. Kuzenim İbrahim Karagöz ile aynı bölümde okumam ve benden üst sınıf olmasının avantajıyla kısa sürede çok güzel arkadaşlarım oldu. İletişim Topluluğu’nda görev yapmaya başladım ve beraber güzel etkinliklere imza attık. İletişim Topluluğu olarak Kırmızı Reklam Ödülleri, Puck Global ve Plasenta Conversation Agency gibi reklam alanında önde gelen firmaları etkinliklerimizde misafir ettik. Ayrıca beraberce Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen Kampüste Reklam Var”13 etkinliğine katılım sağlamak için bir otobüs kaldırdık. Önceden de tanıdığım Espor topluluk yöneticisi arkadaşım Lale Tosun bu süreçte yine bana LoL harici oyunların yönetimini de kitleyerek bir güzellik yaptı. Tabi ben daha etkinlik yapmadım ama burası Vegas burada işler böyle yürür. Son olarak ise okul hayatımda bir ilki başararak 3.41 ortalama yaptım ilk dönem. Bu benim için uzun zamandır görmediğim notlardı ve sanırım aileme verebileceğim iyi bir haber niteliğindeydi. Çünkü benim gözümde her zaman okul ikinci planda ve yüksek ortalama için saatlerce ders çalışacağım bir yer değil. Yine de kendi adıma güzel bir başarıydı ve mutluluk vericiydi.

 

Google Online Dijital Pazarlama Giriş Sertifikası

Google Dijital Pazarlama üzerine online olarak eğitim vermeye başladı. Her ne kadar biraz Adwords reklamı gibi bir eğitim de olsa bir çok alanda giriş bilgisine sahip olabileceğiniz bir yer. Yaklaşık 86 derslik bir eğitim serisi var fakat bu dersler 3 ile 5 dakika arasında değişiklik gösteriyor. Yani boş vakitlerinizde ara ara izleyerek kolayca alınabilecek bir sertifika. Ben sizin hem dijital atölye linkini hem de sertifikamı örnek olması maksadıyla paylaşıyorum. dijitalatolye.withgoogle.com

 

Atlıkarınca Tasarım Ajansı Dönemi

Bir arkadaşımın vesilesiyle daha birinci sınıf olmama rağmen bir ajansa girmeyi başarabildim. Başlarda dijital medya editörü olarak başlasam da ajans başkanıyla görüşmem ve onun da anlayışlı karşılamasıyla yaklaşık 2 haftadır UI ve UX tasarım bölümüne geçtim. Daha 1.5 aylık tecrübem devam ediyor ve ajansta çok güzel bir ortam olduğunu ve alanında çok iyi işler çıkaran insanlarla olduğum için mutlu olduğumu paylaşmak isterim. Ajansımızın ekibini incelemek için atlikarinca.net adresinden inceleyebilirsiniz. Çok güzel tecrübeler edineceğimi düşündüğüm burada Allah nasip ederse uzun bir süre kalarak kendimi geliştirmeyi planlıyorum.

Ortaya Karışık

Son olarak üniversiten ve reklamcılıktan arkadaşlarımla güzel reklam filmleri çektik ve güzel görseller de hazırladık. Bunların hepsini sizinle paylaşamıyor olsam da bir kaç tanesini incelemeniz için https://www.youtube.com/channel/UCNNi5jH6WfUE2JRN91iDcPg kanalını inceleyebilirsiniz. Kendi sitemi de bu sene içerisinde açtım ve elimden geldiğince blog yazmaya çalışıyorum umarım güzel içerikler ile doldurabilirim. Daha aklıma gelmeyen ve çok güzel geçirdiğim bir sürü anım ve tecrübem var fakat genel olarak bir yılımın en kabataslak çerçevesini paylaşmak ve bu bloga 3 yıl sonra döndüğümde neler yaptığımı ve tasarımlarımın ne kadar kötü olduğunu hatırlayarak kendimi geliştirme konusunda neler yaptığımı değerlendirmek istiyorum. He bu arada ikinci dönem bir dersten devamsızlıktan kaldım artık o derse mezun olana kadar gitmem muhtemelen.

Son olarak bugüne kadar verdiğim kararlarda hep arkamda olan ve kendimi güçlü hissetmem de en önemli rolü oynayanın ailem olduğunu ve onların hakkını hiç bir zaman ödeyemeyeceğimi söylemek isterim. İyi ki varlar ve çok teşekkür ediyorum her şey için.

Bu Yazıyı Yazmalı mıyım?

Yoğunluğumdan dolayı buralara pek uğrayamadım fakat klavyemin tozunu alarak bir şeyler yazmak istedim. Sizlere bloglarımda genel olarak teorik yada iş hayatınızda işe yarayacak bilgiler paylaştım. Fakat bugün blog yazmaya da başlarken söylediğim canımın istediği bir şeyler yazmak kısmına koyabileceğimiz bir şeyler yazmak istiyorum.

Kafamı kaldırdım ve tüm hayatımın, çevremin ve kurulu olan düzenlerin hepsinin bir karar sonucu olduğunu farkına vardım. Kariyeriniz, ünvanınız ve yaşam stiliniz ne olursa olsun sadece insan olmanız kararlar silsilesine katılmanıza yeterlidir. Uyandıktan itibaren yataktan kalkmak ile 1-2 dakika daha kestirmek arasında kalkmakla başlayıp uykusuz gözlerle uyumamaya direnen bir sürece kadar gün içerisinde verilen yüzlerce karar döngüsü.

Fakat bazen verdiğimiz kararlar çok basit olsa da hatta karar verdiğimizin farkına varmasak bile bazen kararlarımız geleceğimizi, duygularımızı ve hayatımızı etkileyebiliyor. Her ne olursa olsun bu kararları bizler veriyoruz. Yani aslında yaşadıklarımızı seçiyoruz ve kötü bir sonuç olsa da başlangıcını biz veriyoruz. Bunları zaten biliyorsunuz ve bu yazıyı neden yazıyorum? Öncelikle yazmak istediğim için yazdığımı ve hayatımdaki kararların bana kazandırdıklarından bahsetmek istediğim için yazdığımı belirtmek isterim.

Hayatımda 3 yıllık üniversitemi bırakmam gibi büyük kararlar da alan biriyim ve bu kararı almam belki de 1 saatimi bile almadı. Koskoca 3 yılı sadece dakikalara sığdırmak gibi bir şey. Sadece bu da değil bir çok insan gibi sorumluluklarımız arasındaki kararlar, umutlarla başlayan yeni ilişki kararları, iş, kariyer kararları ve sayamayacağım bir çoğu. Bu kadar karar arasında her zaman en iyi tecrübem kararlarımdan pişman olmamam gerektiği oldu. Tecrübe kelimesi de yaşanmış doğru ve yanlışlardan oluşan bir bütündür zaten. Pişman olmak yerine o zaman öyle yapmamın doğru olduğunu düşündüm ve yaptım. Evet yanlış yaptım ama ben yaptım. O zaman öyle hissettim, düşündüm, duygularıma yenildim, umutlandım, mantıklı geldi vb. ne derseniz. Kararlarınız sizi pişman etmesin ama yanlış kararlarınızı da umursamaz davranmayın. Evet yanlış yaptım pişman değilim ama bir daha böyle olmaması gerektiğini anladım. Tam olarak bunun olmasını sağlayın. Dijital pazarlama konusunu yazarken bir söz yazmıştım: Eğer bir şey çalışmıyorsa(olmuyorsa) o hata değil, veridir. Bu hayatımızda da böyledir, yanlış bir şey yapmış olabiliriz fakat bu hayatınızda bir sonraki adımınızda dikkat etmenizi sağlayacak muhteşem bir tecrübedir. Belki daha önemli bir adımı bu tecrübeniz sayesinde doğru yere atacaksınız. Evet bu yazıyı niye yazıyorum? Çünkü yazmak istedim ve yazma kararı aldım yazıyorum. Belki de yarın uyandığımda ne yazdım diyeceğim ama kendimi rahat hissettiğim için yazıyorum. Mutlu olmak veya kendinizi huzurlu hissetmek verdiğiniz bir çok karar için pişmanlık duymanızdan çok daha iyi bir duygu buna emin olabilirsiniz. Hem sevdiğiniz insanlar için hem de kendiniz için mutlu olun, onları da mutlu edin.

Şimdi fark ettim de aslında sizlerin mutluluğunu istiyorum. Sevdiklerinize araya bir şey katmadan, kızmadan sarılmanızı. Derslerinizi kafanızdan atarak 1 bardak çay içip derin bir nefes almanızı. Etrafınızdaki baskıyı bir süreliğine silip sessizce hayalinizdeki günleri düşünmenizi. Kısacası özgürlüğünüzü ve içinizdeki sevgiyi hissetmenizi. Verdiğiniz güzel kararlar hep sizinle birlikte olsun. Sadece yazmak istediğim için yazdığım yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sağlıcakla kalın, mutluluk yüzünüzden eksik olmasın 🙂

 

Gamification(Oyunlaştırma) ve Kullanıcı Üzerindeki Etkileri

En sevdiğim konulardan birini el almak için bir kaç zamandır sabırsızlanıyordum sonunda yazabileceğim için heyecanlıyım, umarım güzel bir yazı olur.

Gamification Nedir?

Gamification, kullanıcının etkileşimi arttırmak, kolay öğrenmesini sağlamak, davranışlarını düzenlemek vb. hedeflere yönelik yapılan kullanıcıya statü, rekabet, ödül, eğlence gibi kazanımlar sağlayan işlevsel bir yöntemdir. Gamification yani oyunlaştırma bir başka deyişle kullanıcının motivasyonunu arttırmak için oyunsal düşüncenin oyun dışı durumlara entegrasyonu da diyebiliriz. Oyunlaştırmanın kullanıcı üzerindeki etkilerinin büyük olmasının sebebi ise insanların belirli duyguları yaşamaya olan ilgisidir. Yukarıda da bahsettiğim gibi rekabet etmeyi, statü kazanmayı, başarılı olmayı, eğlenmeyi ve ödüllendirilmeyi seven kullanıcılar bu tarz oyunlaştırma çalışmalarına karşı eğilim içerisinde olabiliyorlar. Bu kazanımları elde etmek için ise bir şekilde oyunlaştırma uygulanan alanlarda belirli bir döngü içerisinde davranışlar sergiliyorlar. Bunları yaparken aynı zamanda markaya karşı da bir yakınlaşma içerisine giriyorlar.

Oyunlaştırma Nasıl ve Hangi Amaçlar İçin Kullanılır?

Gamification çalışmalarını bir çok amacı yerine getirmek için kullanabilirsiniz. Oyunlaştırma çalışmalarından bahsederken sadece dijital olarak düşünmeyiniz, somut olarak var olduğumuz her ortam oyunlaştırmanın olabileceğini söyleyebilirim. Bu amaçlar sadece dijital için değil yerel çalışmalar için de geçerlidir. Bunları bir kaç başlık altında toplarsak:

  • Eğitim

Eğitim konusunu iki açıdan inceleyebiliriz. İlki bilgi aktarımı sırasında izleyiciyi etkileşime dahil ederek uzun süreli iletişimde kalmasını sağlamak. İkincisi ise insanların davranışlarını eğitmek üzere yapılan çalışmalar. İkinci konuyu biraz daha harekete geçirme başlığı altında ele alsak daha iyi olacaktır. Gelelim bilgi aktarımı konusuna; konu başlığının açıklamasında somut olan her ortamda oyunlaştırmanın olabileceğinden bahsetmiştim bu şu demek oluyor. Öğretmenlerimizin bizlere karşı seçenekler sunması ve bu seçeneklerden ilerleyerek sonuca ulaşmamızı sağlamaları bile oyunlaştırmanın bir örneğidir. Peki bunu dijitalde nasıl yapabiliriz. Eğitim alanında interaktif video bunun bir örneğidir. Kullanıcılara verilmesi gereken mesajı bir film ile gösterebilir ve seçenekler ile filmin ilerleyiş sürecini belirlemesine izin verebilirsiniz. Doğru ve yanlışı seçmeleri için  onlara hak tanır ve onları böyle bir oyunun içine sürükleyebilirsiniz. Verdikleri kararlara göre puanlama ve ödül sistemi getirebilirsiniz. Bu tarz yapılan çalışmaların sonucunda eğitim videoları normalde 2 dakikadan daha az izleniyorken %1000’e yakın bir artış yakalayarak 30-40 dakikaya kadar kullanıcının etkileşime girebildiği gözlemlenmiştir.

İnteraktif Video Örneği(Eğitim amaçlı değil fakat etkileşimin anlaşılması açısından bir örnektir.)

  • Dönüşüm

Dönüşüm durumu daha çok dijital olarak yapılan oyunlaştırma çalışmalarında ön planda diyebiliriz. Kullanıcılara sunulan ödül, rozet, statü ve başarım hedefleriyle kullanıcıların size dönüş sağlaması temeline dayanmaktadır. Kullanıcı her giriş yaptığında, yeni bir etkileşime girdiğinde, uygulamanızı belirli bir süre kullandığında veya çeşitli davranışlarda bulunduğunda belirli bir kazanım elde edeceği bilincine girer. Kullanıcıya sunduğunuz belirli hatırlatmalar, yolladığınız ödüllendirme bildirimleri ve düzenli bir oyunlaştırma süreci kullanıcının dönüşüm sağlayarak sizleri ziyaret etmesini sağlar. Bu tarz hatırlatma ve ödüllendirme temeline dayanan uygulamalarda kullanıcıların kullanım sıklığı ve dönüş oranının daha fazla olduğunu görebilirsiniz.

Dönüşüm Örneği – Swarm her ne kadar şuan karşı cins avında kullanılıyor olsa da temel olarak oyunlaştırma üzerinde çalışmaları olan bir uygulama örneğidir. Dönüşüm üzerinden örnek verirken kendimin puansız bir örneğini paylaşmam da biraz ironik oldu 🙂

 

  • Veri

Söz konusu veri olduğunda son dönemlerde gördüğüm ve anlam açısından veri konusunu tek cümlede nasıl özetlersin sorusunun cevabı olduğunu düşündüğüm cümleyi söylemek istiyorum. If it doesn’t work, it’s not a failure it’s DATA(Eğer bir şey çalışmıyorsa, bu bir hata değil veridir). Kullanıcıların oyunlaştırma sonucundaki davranış değişiklikleri, kullanım süreleri, geri dönüş oranları vb. her türlü etkileşimi gözlemleyebilirsiniz. Bu şekilde oyunlaştırmanın faydalı olup olmadığı ve ilerleyen dönemlerde ne tarz çalışmalar ile insanları etkileyebileceğinizi saptayabilirsiniz. Ayrıca dijital alanındaki ödüllendirme sistemleriyle kullanıcıların nelere yönelik ödüllere yoğunlaştığını saptayabilir ve yollayacağınız bildirim düzenleriyle dönüşüm oranlarınızı nasıl arttıracağınızı belirleyebilirsiniz.

Kullanıcılar üzerindeki değişimi özetleyen ve oyunlaştırma çalışmasının ne kadar başarılı olduğunu gözlemleyen bir örnek.

 

  • Harekete Geçirme

Harekete geçirme faaliyetleri kullanıcıları belirli bir davranışa sürüklemek üzere yapılan çalışmalardır. Aslında veri başlığındaki örnek de harekete geçirme için geçerli bir örnektir. Dijital olarak uygulamalardan yolladığınız belirli bildirimlerden başlayıp The Speed Camera Lottery sistemindeki radar ile hız kesmeye yöneltme davranışına kadar sunulan seçenekler arasından kullanıcıların verdikleri kararlar ile davranışa dönüşme durumundan söz edebiliriz.

The Speed Camera Lottery örneğinde kullanıcıları yavaş gittiklerinde ödüllendiren ve yavaş gitme hareketine iten bir örnektir.

  • Sadakat

Sadakat, kullanıcıların marka veya oyunlaştırmayı gerçekleştiren grup ile duygusal bir bağ oluşturması ve onlara karşı güven duymasıdır. Neredeyse bir markanın yapabileceği en iyi şey kullanıcısının sadakatini kazanmasıdır. Yapılan reklam, PR ve hizmet düzenlemelerinin hepsi bunu kazanmak için yapılmaktadır. Sadakat için bir çalışma örneği sunmak yanlış olur. Yapılan çalışmaların hepsi neredeyse bu sadakat amacını kapsamaktadır. Sadakatin marka üzerindeki etkisini kullanıcıların kişiler arası diyalog yoluyla ürünü yayması, satın alma, satın alma eyleminde devamlılık vb. davranışlar ile açıklayabiliriz. Özetlemek gerekirse konu ne olursa olsun merkezinizde sadakat, müşteriyi tatmin etme ve onu devamlı hale getirme olması gerektiğini unutmayın.

 

Özet olarak;

Oyunlaştırma çalışmaları kullanıcıya kendini geliştirme ve karar verme hakkı tanıyarak statü, ödül, tatmin, eğlence vb. duyguları kazanmasına yol açmaktır. Kullanıcının ne istediğini, genel davranış özelliklerini, psikolojisini, kullanım alışkanlıklarını ve değişim potansiyellerini bildiğiniz sürece oyunlaştırma çalışmalarınız başarıyla amacına ulaşacak ve istenilen sonuçları elde edeceksinizdir.

 

Faydalı Linkler:
http://webrazzi.com/etiket/gamification/
http://oyungezer.com.tr/makaleler/113-dosya-konular/12614-oyunlastirma-gamification-bolum-1

Dijitali Pazarlamada Nasıl Kullanmalıyım?

Önceki yazımda Dijital Pazarlama Nedir? Neden Önemlidir? Online Varlığımı Nasıl Oluştururum? konularından bahsetmiştim. Okumak için; Sadece yazıp, sonra da insanların gelip onları okumasını bekleyemezsiniz.

Bu yazımda ise serinin 2. konusu olan dijital pazarlamada kullanacağınız yöntemler ve bunları kullanırken dikkat etmeniz gerekenlerden bahsedeceğim.

Serinin ilk yazısını okumadıysanız ilk önce o yazıya göz atmanızı tavsiye ederim. Çünkü içerikte yer alacak bir çok konuyu ilk yazıda anlattığım için es geçip sadece ilk yazıda anlattığımı belirteceğim. Kafanızda eksik bilgi kalsın istemem, teşekkür ederim.

Aşağıda sizlere açıklamaya çalışacağım dijital pazarlama araçları doğru yönetilmediği takdirde yüksek bütçelerde eli boş dönülmüş bir kampanya ortaya çıkarmış olursunuz. Doğru kullanıldığı takdirde ise harcanan bütçeyi fazlasıyla hak eden dönüşümler elde edebilirsiniz. Şunu da unutmamalısınız ki tek bir alana yönelmeden doğru zamanda doğru hamleyi yaparak bu araçları beraberce kullanmaya çalışmalısınız. Şimdi gelelim bunların neler olduğuna;

Sosyal Medya Çalışmaları

1)Sosyal Medya Yönetimi

Serinin ilk yazısında sosyal medyanın kullanıcı hacmini ve sosyal medya platformlarında yer almamızın neden önemli olduğunu sizlerle paylaşmıştım. Şimdi ise sosyal medyayı kullanırken biraz daha neler dikkat etmemiz gerektiğinden bahsedeceğim. Bir sosyal medya profili oluşturmaktan başlarsak seçeceğiniz isim kesinlikle firmanızın kolay bulunmasını sağlayacak bir isim olmalıdır. Belirlediğiniz profil görselleri ise markanızı gösteren ve belirten görseller olmalıdır. Görsel seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlara da değinmek istiyorum. Firmaların bazılarında genel olarak gördüğüm hatalardan birisi logoyu direkt olarak profil fotoğrafı yapmalarıdır. Evet bu istenilen kriterleri taşımaktadır fakat markanıza şık bir duruş katmak istiyorsanız kapak ve profil görsellerinizi logonuzu koyacak olsanız bile uyumlu bir tasarıma oturtmanızı öneriyorum. Bunları hallettik sıra geldi sosyal medya üzerinden kullanıcıların size ulaşması için girilmesi gereken bilgilere. Bu bilgiler hakkımızda, adres, irtibat telefonu ve web site yönlendirmesi gibi iletişim bilgileridir. Kullanıcılar uğraşmadan bilgiye ulaşmak isterler ve sosyal medya hesaplarında iletişim bilgileri kolay erişilebilir şekilde konumlandırılır. Bu kısmımızı da hallettiysek artık genel haliyle sosyal medya profilimiz kullanıma hazır demektir. Şimdi ise içerik paylaşımlara başlayabilir ve insanları sayfamıza davet edebiliriz. İçerik paylaşımı konusunda dikkat edilmesi gereken noktalara değinmeden önce sosyal medyanızda kolayca paylaşım yapabileceğiniz, verileri tek bir yerde toplayabileceğiniz ve tek elden farklı hesaplarınızda etkileşim oluşturabileceğiniz bazı sosyal medya araçları olduğundan da bahsetmek istiyorum. HootSuite, Buffer, Seesmic, TweetDeck, SpredFast vb. araçlar ile sosyal medyalarınızı kolayca yönetebilirsiniz. Bu araçlara incelemek ve en idealini belirlemek için sitelerini incelemenizde fayda var. Şimdi artık içerik şekillendirmesine gelebiliriz. Sosyal medya üzerinde farklı içerik türleri için farklı paylaşım alanları bulunmaktadır. Bunu fotoğraflarınız için Instagram, iş paylaşımlarınız için LinkedIn, diyalog için Twitter vb. şeklinde söyleyebilirim. Öncelikli olarak paylaşımlarınızı yaparken kullandığınız sosyal medyanın özelliklerini bilmelisiniz. Geçenlerde konuştuğum bir girişimci muhabbetimiz arasında hedef kitle ve sosyal medya kullanımıyla alakalı olarak kendi yol haritasından bahsetmişti. Kendisi kırsal kesime ve 30 yaş üstüne hitap eden bir online pazar alanı sitesi yöneticisiydi. Böyle bir kitle için Facebook çok ideal olmasına rağmen kendisi Twitter ve Instagram da kullanmak istiyordu. Düşündüğünüzde bu hedef kitleye erişilebileceği en verimli alan Facebook gibi dursa da girişimci Facebook üzerinden alıcıyı, Twitter ve Instagram üzerinden ise toptancıyı veya tüccarı çekmeyi hedefliyordu. İçeriklerini de tabi ki hitap ettiğini kişilere göre dizayn etmek istiyordu. İşte tam olarak olay bu; hangi sosyal medya üzerinden kime hitap edeceğinizi bilmelisiniz ve onların ilgisini nasıl çekeceğiniz üzerinde düşünmelisiniz. Nasıl ki Facebook üzerinden yaptığınız bir kariyer paylaşımı LinkedIn kadar dikkat çekmezse aynı şekilde LinkedIn üzerinden yaptığınız emeklilere yönelik bir çalışma da Facebook kadar dikkat çekmez. Son olarak yapacağınız paylaşımlarda yer alan görseller düzgün tasarlanmış. Metinler ve içerikler özgün, net ve en minimum uzunlukta mesajı veriyor olmalıdır. Özetlemek gerekirse; görsel açıdan iyi dizayn edilmiş marka görüntüsü şık, kolay iletişime geçilebilir bir profil üzerinden hedef kitlenize uygun olacak özgün ve net paylaşımlar yapmak sosyal medya yönetiminde bilmeniz gereken en temel bilgidir.

2)Sosyal Medya Pazarlaması

Sosyal medya yönetimini yukarıda uzun uzadıya açıkladığım için bu başlığa ucundan değineceğim. Sosyal medya pazarlaması ile sosyal medya yönetimini ayıran fark sosyal medya pazarlamasının bütçe ayrılacak ücretli olarak gerçekleştirilmesidir. Sosyal medya pazarlaması Facebook, Instagram, Twitter, YouTube vb. üzerinden yapılan sponsorlu paylaşım çalışmalarını kapsamaktadır. Bu dışarıdan görünüşte her ne kadar parayı bas geç gibi görünüyor olsa da öne çıkarılan paylaşımlarınızın kitlesini belirlemede dikkat etmeniz gerekmektedir. Sizler Facebook’ta 5 TL karşılığında 10.000 kişiye erişebilirsiniz fakat bunların %0.01’i üzerinden dönüşüm alabiliyorsanız yaptığınız pazarlamanın bir anlamı olmayacaktır. Özellikle trendleri takip ederek seçmeniz gereken paylaşımları doğru zamanda doğru bütçeyle öne sürebilirseniz istediğiniz ivmeyi kazanır ve dönüşüm oranlarında başarı sağlayabilirsiniz.

Arama Motoru Çalışmaları

1)Arama Motoru Optimizasyonu(SEO)

Adını son yıllarda sıkça duyduğumuz ve herkesin SEO uzmanı olduğu bu dönemlerde bu konuda sizi mahrum bırakmak benim ayıbım olur diye düşündüm. Arama motoru optimizasyonunu basit şekilde anlatmam gerekirse ücret ödemeden sitenizin arama sonuçlarının üst sıralarında yer almasını sağlayan optimizasyon çalışmaları diyebiliriz. Sitenizi arama motorlarına nasıl ekleyeceğinizi bir önceki yazımda sizlere anlatmıştım. Sitenizi arama motoruna ekliyor olmanız ile işin bitmediğini ise şimdi anlatacağım. Kullanıcılar günde milyonlarca kez arama motorlarının kapısını çalar ve abi bizi ne olur istediğimiz içeriğe yönlendir diyerek istekte bulunurlar. Peki istenilen içeriğin bulunduğu site sizinki olsun istemez misiniz? İşte bunun ilk yolu arama motoru optimizasyonundan geçiyor. Peki bu optimizasyonu sağlarken nelere dikkat ediliyor? Öncelikli olarak Google’ı ele almak gerekirse Google bot yazılımları ile belirli aralıklarla sitenize ziyarete gelir ve olan biteni kendisine çekmek için bu bot yazılımları kullanırlar. Botlar siteleri bizim gördüğümüz gibi görsel bazda göremezler, botlar sitenizin kodları arasında gezerler ve kodlarınızın anlattıklarını anlarlar. Bu sebeple optimizasyon sağlarken kodlarımızın bazı bölümlerinde de değişiklik yapmamız gerekebilir. Ben bir SEO uzmanı olmadığım için sizlere detaylı bilgiler belki sunamam ama bildiklerimi aktarmaya çalışacağım. Öncelikli olarak Google sizi arama sonuçlarında yukarı çıkarsın istiyorsanız hangi arama sonucunda yer almak istediğinizi belirlemelisiniz. Buna ‘Anahtar Kelime Hedefleme’ denmektedir. Bu anahtar kelime ilgili yaptığınız araştırmalara ise ‘Anahtar Kelime Analizi’ diyoruz. Anahtar kelimeleriniz ile aranızdaki problemi çözüp anahtar kelimenizi belirlediyseniz sitemize dönüp bazı değişiklikler yapmamız gerekiyor. Google arama sonuçlarında üst sıralara çıkmanızda bir kaç faktörü göz önünde bulunduruyor. Bunlar; Alaka Düzeyi, Güncellik ve Tasarım diyebilirim. Alaka Düzeyi ise en başı çekiyor çünkü botlar sizin sitenize girdiğinde sizin ne anlatmak istediğinizi belirleyip kullanıcı için en uygun içeriği sunduğunuza karar verirse sıralamanız yukarı çıkmaya başlayacaktır. Alaka düzeyini arttırmak ise sayfa başlığı, sayfa açıklaması, h1 h2 h3 başlıkları kullanımı, anahtar kelimenin dengeli kullanımı ve görsellerin alt etiketi kullanıma bağlı olarak artış göstermektedir. Bu konuda yapılan en sık hata ise anahtar kelimenin çok sık kullanılmasıdır, anahtar kelimenin fazla yer aldığı sayfalarda botlar sizi spam olarak algılayabilir ve es geçebilirler. Bahsettiğim kavramların detayını burada anlatarak sizleri sıkmak istemediğimden dolayı teknik bilgi edinebileceğiniz bir kaynağı araştırıp faydalı link olarak yazının sonuna ekleyeceğim. Güncellik ve özgün içerik konusuna gelirsek içerik paylaşımlarınızda alaka düzeyi durumuna dikkat etmek ile birlikte içeriğinizde yer alan bilgilerin internette örnekleri ile eşleşme oranı düşük içeriklerden oluştuğuna emin olun. Bu da size farklılık katacaktır ve sizleri ön sıralara taşıyacaktır. Son olarak tasarım konusunda ilk yazımda bahsettiğim gibi duyarlı tasarımlar kullanmalısınız. Duyarlı tasarımlar bilgisayar, tablet, mobil vb. internet erişimi olan her cihazdan sitenizin hızlı ve tasarımı bozulmadan görüntülenmesini sağlayan tasarımlardır.

2)Arama Motoru Pazarlaması(SEM)

Arama motoru pazarlaması, arama motoru optimizasyonunun ücretli yollardan gerçekleştirilmiş halidir. En popüler arama araçlarının başında gelmesi nedeniyle Google üzerinden anlatmam gerekirse. Google arama sonuçlarında çıkan ‘Reklam’ açıklamasıyla yer alan sitelerin orada gözükmesine kadar başından geçen sürece arama motoru optimizasyonu denir. Arama motoru optimizasyonu tahmin edilenin aksine parayı veren düdüğü çalar sistemine dayanmamaktadır. Reklam alanları açık arttırma şeklinde pazarlanır ve bu açık arttırmada tek faktör para değildir. SEO konusunu anlatırken sizlere bahsettiğim ‘Alaka Düzeyi’ olayı burada da geçerlidir. Bunu hemen bir örnek ile anlatalım; A firması tıklama başına 5TL teklif verdi ve alaka düzeyi 10 üzerinden 4 puana sahip. B firması ise 4 TL teklif verdi ve alaka düzeyi 10 üzerinden 7 puana sahip. B firması düşük teklifi veren taraf olmasına rağmen alaka düzeyi etkeninden dolayı reklamda ilk sırayı kapan taraf olacaktır. Arama motoru pazarlamasında da sosyal medya üzerinden yaptığımızı yapmamız önemlidir. Reklamlara net başlıklar seçmeli ve kullanıcıyı hareket geçirici açıklamalarda bulunmalıyız. Kullanıcılar hareket geçirme emirlerine uymaya açık davranışlar sergilerler. Bunun açıklaması şudur: %25 İndirimi Kaçırmamak için Sitemizi Ziyaret Edin!. Bu içeriği anlatan kısa bir cümleden sonra yerleştirebileceğiniz ideal bir harekete geçme emridir. Bunun dışında arama motoru pazarlamasında döneme göre kampanya değişikliği yapmayı unutmayın ve günceli yakalamaya çalışın. Yani eğer bir ilaçlama firmanız varsa yaz dönemi için ‘Sivrisineklere Karşı Nasıl Mücadele Ederim?’ başlıklı bir blog içeriği paylaşın ve bunu arama motoru pazarlaması ile öne çıkarın. Yaz döneminde sivrisinekler kullanıcıların belasıdır ve kış dönemine göre çok daya yüksek geri dönüş alırsınız. Kısacası sosyal medya pazarlamasında olduğu gibi arama motoru pazarlamasında da doğru zamanda doğru içerik ile çok daha iyi dönüşüm ve etkileşimler alabilirsiniz.

Mailing Çalışmaları

Mail çalışmaları sitenize yeni oturum kazandırmak yerine sitenizi ziyaret eden mevcut ziyaretçileriniz için tercih edilen bir yöntemdir. Mail listenize kayıt olmuş, sitenizde üyeliği bulunan veya bir şekilde mailine bilgi almak isteyen kullanıcılara yönelik çalışmalardır. Eğer ziyaretçilerinizden gelen dataları doğru kullanırsanız sizi belirli bir yerden sonra terk eden kullanıcıyı siteye geri döndürerek istediğinizi pazarlayabilirsiniz. Bunu nasıl yapabilirsiniz? Örneğin bir müşteriniz üye oldu, sepetine ürünü ekledi ama o arada bir telefon geldi ve siteden çıktı. Alışverişi yarıda kaldı ve belki başka bir alternatifi değerlendirip o ürünü sepette bırakarak sizi üzecek. Bu müşterinizi doğru yakalayıp anlık %5 indirim kazandığıyla alakalı olarak bir mail gönderirseniz hatırlayıp geri dönme ihtimalini oluşturursunuz. Bu elinizdeki datayı satışa çevirmektir. Bunun dışında bir müşterinizin hangi ürünlere ilgi duyduğunu biliyorsunuz ve bu kategoride ilgisini çekecek yeri ürünler elinize ulaştı. Bunlardan bir kokteyl yapıp mail gönderebilirsiniz bu müşterinizin dikkatini çekebilir ve sitenizde hiç yoktan bir gezintiye çıkarabilir. Maillerinizi düzenlerken dikkat etmeniz noktalardan biri de şu olmalıdır. Samimi ve kişisel bir mail oluşturmalısınız. Bana bir mail atacaksanız “Mücahid Bey, Ekibimiz sizi özledi ve sizin için %5 indirim yapmaya karar verdik” şeklinde mail içeriğinin başlığına yazabilirsiniz. Bu insanlara kendilerini özel hissetme duygusu verir ve marka ile aradaki duygusal bağı kurmaya yardımcı olur. Özet olarak mail çalışmaları bu tarz temel bilgileri barındırmaktadır.

Mobil Pazarlama Çalışmaları

Günümüzde kullanıcıların akıllı telefon kullanma düzeyleri ve bu cihazlar üzerinden internete bağlanma düzeyleri inanılmaz düzeyde yükselişe geçmiştir. Dijital pazarlamada mobil pazarlamayı ayıran en önemli özellik ise GPS ile kullanıcıların yerinin tespit edilebilişidir. Bunu çok farklı amaçlar ile kullanabilirsiniz. Eğer bir mobil uygulamanız varsa bunu kullanan kullanıcıya yakınınızda bir yere geldiğinde ufak bir hatırlatma bildirimi ve kampanya bildirimi göndererek işyerinize çekebilirsiniz. Başka bir örneğe bakarsak evde musluğunuz bozuldu ve bunun için bir servis arıyorsunuz. Bu arada yetişmeniz gereken bir toplantı olduğundan evden çıkarken mobilden yakınımdaki su tesisatçıları diye arama yaptınız. Bu arama sonucunda GPS aracılığı ile arama motoru sizlere en yakın tesisatçıları listeleyecektir. İşte siz de bu listede yer almak istiyorsunuz ilk yazımdaki Online Varlığı Oluşturma kısmındaki yerel işletme girişleri kısmına bir göz atmanız gerekiyor diyebilirim.

Bilinmesinde Fayda Olan Ek Pazarlama Yöntemleri

Viral Marketing: İnternette kullanıcıların hızlıca etkileşime geçeceğini düşündüğünüz ve büyük bir hızla yayılma sağlayan paylaşımlardır.

Content Marketing: İlgi çekici ve insanları tıklamaya yönlendiren içerik oluşturmadır. Onedio bunun için bir örnektir.

Video Marketing: Tekrardan ilaçlama firması örneğine dönersek yaptığınız bir “Sivrisinek İlaçlama Nasıl Yapılır?” videosunu YouTube vb. video platformlarından paylaşıp sitenize dikkat toplayabilirsiniz.

Real Time Marketing: Bu bildiğimiz trendleri takip etmek diyebiliriz. Oscar ödüllerinin olduğu gün markanızı Oscar ödülleriyle ilişkilendirip bir içerik üretebilirsiniz.

 

Dijitalin pazarlama üzerindeki işlevini elimden geldiğince teknik detaylara girmeden anlatmaya çalıştım. Uzun fakat meraklısına iyi gelecek bir yazı olduğunu umuyorum. Şimdiden okuyan kişilerime sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Benden istediğiniz bir konu veya yazılarım hakkında eleştirilerinizi lütfen bana gönderin. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle, saygılar.

Faydalı Linkler:
ceotudent.com
dijitalatolye.withgoogle.com
Kaan Gülten – Uzmanından SEO ve Sorularla SEO kitapları

Sadece yazıp, sonra da insanların gelip onları okumasını bekleyemezsiniz.

Tekrardan burada buluştuğumuz için öncelikle teşekkür ediyorum. Yazımın başlığında Anita Campbell’ın Dijital Pazarlama üzerine söylediği bir söze yer vermek istedim. Eğer işler planladığım gibi giderse yaklaşık olarak 3-4 serilik bir Dijital Pazarlama yazmak istiyorum. Bu başlık ise yazacağın tüm yazıları tek cümle ile nasıl özetlersin sorusunun cevabı diyebilirim. Yazıma başlamadan önce ilerleyiş planımı da sizlerle paylaşmak isterim.

  • Dijital Pazarlama Nedir? – Neden Önemlidir? – Online Varlığımı Nasıl Oluştururum?
  • Dijital Pazarlama Yolları(Çeşitleri) Nelerdir ve Nasıl Kullanırım?
  • İstatistikler ile Dijital Pazarlama(Infografik).

Şimdilik yukarıda yer aldığı gibi üç yazı şeklinde ayırmayı düşünüyorum. Her yazıda ek bilgiler ve işinize yarayacak dipnotları da sizlerle paylaşacağım. Eğer eksik olduğunu düşündüğüm veya ayrıca yer verme gereği hissettiğim bir konu olursa akışı tabi ki değiştiririm. Önemli olan anlaşılır ve sade bir şekilde işinize yarayacak bilgiyi özüyle veriyor olabilmem.

Dijital Pazarlama Nedir ve Neden Önemlidir?

Dijital pazarlama firmanızın, markanızın veya sizin hedef kitleniz ile dijital(online) olarak iletişime geçmenizi sağlayan pazarlama davranışlarına denir. Radyo, TV, gazete vb. geleneksel mecraların yerine daha aktif etkileşime sürükleyen çalışmalar yer almaktadır. Dijital pazarlamayı geleneksel pazarlamadan ayıran en önemli fark ise yürüttüğünüz kampanya sürecinde çalışmalarınızı görecek kitleyi belirleyebiliyor olmanızdır. Dediğimi size şöyle açıklayabilirim: TV üzerinde verdiğiniz bir reklamı sizin ürününüz ile alakalı veya alakasız herkes görebilir. Bu şu anlama gelmektedir: TV üzerinden verilen reklamda cep telefonu arayan insanlar görsün diğerleri gözlerini kapatsın diyemezsiniz. Fakat dijital pazarlama kişiselleştirilmiş kampanyalar yapmanıza, kampanya kitlenizi seçmenize ve kullanıcıların davranışlarını baz alan istatistiklere göre hareket etmenize olanak sağlar. Dijital pazarlamanın önemi de net olarak burada ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de yapılan son araştırmalarda nüfusun %61’inin internet erişime sahip olduğunu ve her 15 dakikada bir telefonunu kontrol eden bir topluma sahip olduğumuzu göz önünde bulundurursak Türk toplumu olarak günde 4 milyar kez ekranlarımıza bakıyoruz. Kullanıcılarınızın davranışlarını takip etmek ve onları analiz etmek için muhteşem bir rakam değil mi?

Sizlere nasıl bir kitleyle muhatap olabileceğinizden bahsetmişken dijitalde yer alan potansiyel müşterilerinizden neler elde edebilirsiniz? Onlarla neler yapabilirsiniz ve dijital pazarlamanın gücü nedir? sorularını da cevaplamadan geçmeyelim. İnternete erişim sağlayan kullanıcılar gezdikleri yerlerde belirli izler bırakarak dolaşırlar. Bu izlere veri denir ve bu verileri eğer altyapınızı kurduysanız toplanabilir ve değerlendirilebilir. Bu süreci dilerseniz örneklendirelim: Benim bir ilaçlama firması sahibiyim, web sitem ve sosyal medya hesaplarım var. Kullanıcılar siteme giriyorlar fakat benimle etkileşime geçmiyorlar veya reklamlarıma erişmelerine rağmen tıklayarak siteme giriş yapmıyorlar. Unutmayın eğer bir şey çalışmıyorsa bu bir hata değil, veridir. Google Analystics vb. araçlar ile siteniz ve sosyal medya üzerinizde kullanacağınız herhangi bir araç sizlere kullanıcılarınız hakkında bir çok bilgi sunar. Sitenizde kullanıcılarınız ‘ödeme’ sayfasına geldikten sonra çıkış yapıyorsa bu sayfa üzerinde değişiklik yapmanız gerekebilir veya ‘hizmetleriniz’ sayfasından çıkış sağlıyorsa burayı ele almalısınız. Sosyal medya hesaplarınızda yer alan paylaşımlar kullanıcıyı harekete geçirmiyorsa ve dönüşüm oranınız düşükse paylaşım planlamanızı ele almalısınız. Bu konunun detayına 3. yazımda gireceğim. Fakat şunu bilmeniz gerekiyor ki her kullanıcının arkasında bıraktığı bir iz vardır ve bunların genel olanlarına araştırarak erişebilir, kişisel alanlarınız için belirli araçlar ile sahip olabilirsiniz. Sahip olduktan sonra ise o kişilere özel kampanyaları göndererek dikkatleri üstünüze toplayabilirsiniz.

Online Varlığımı Nasıl Oluştururum?

Firmanızı veya markanızın online varlığını oluşturmanın bir çok yolu vardır. Bunların olmazsa olmaz olanlarını ele alıp sizlere açıklamaya çalışacağım.

1)Web Site Oluşturma

Dijital ortama geçiş aşamasında ilk akla gelenlerden birisi sizi anlatacak bir web site oluşturmaktır. Bu web siteniz olmadan hiç bir şey yapamayacağınız anlamına gelmez buna da daha sonra değineceğim. Bir web site oluştururken kesinlikle dikkat etmeniz gereken bazı noktalar vardır. Bunların başında gelen duyarlı web site oluşturmaktır. Duyarlı web site, kullanıcıların bilgisayar, telefon, tablet vb. internet erişimi olan farklı cihazlardan erişim sağlasa bile site tasarımının bozulmadan tam performans ile görüntülenebilen sitelerdir. Şunu unutmamalısınız ki internet erişimi sağlayan kullanıcılardan sitenize uğrayanların yaklaşık %60’ı bilgisayar dışında cihazlar ile ziyaretçiniz olurlar. Bu rakam hatırı sayılır ve kesinlikle göz ardı edilemeyecek bir rakamdır. Duyarlı bir web site işi tamamdır ama bunun içine ne koyacağım? diye sorabilirsiniz. Web siteniz sizi ziyaret edenler için vitrin niteliği taşımaktadır. Kendinizden, hizmetlerinizden bahsetmeyi ve iletişim bilgilerinizi kesinlik unutmayın. Anasayfa planını kullanıcıyı diğer sayfalara yönlendirecek ve gezinme süresini arttıracak şekilde dizayn etmeye çalışın. Karışık ve anlaşılması zor tasarımlardan uzak durun. Kısaca tüm cihazlardan erişim sağlanabilen, sizi net olarak tanıtacak ve ziyaretçilerin dikkatini çekecek tasarımlar yapmalısınız. Web site konusuna serinin diğer yazıların da tekrar değineceğim için şimdilik bu kadar diyebilirim.

2)Sosyal Medya Hesapları

Uyanır uyanmaz yataktan çıkmadan sosyal medya bildirimlerini ve hesaplarını kontrol eden bir topluma sahip olarak sosyal medyanın önemini sizlere çok anlatmama gerek yok diye düşünüyorum. Sosyal medya üzerindeki varlığınızı oluşturmak çok zor değildir. Burada dikkat etmeniz gereken bazı platformlar kişisel profil üzerinden ticari sayfalar açmanıza izin verirken(Facebook gibi) bazıları tek bir profil üzerinden(Twitter gibi) devam etmenizi isterler. Bu sebeple kayıt olurken hesap oluşturduğunuz platformun bu özelliğine dikkat etmelisiniz. Sosyal medya hesaplarınızı oluşturduktan sonra varsa sitenizi yoksa adres, telefon vb. iletişim bilgilerinizi kesinlikle eklemeyi unutmayın. Profil tasarımlarınızın marka yüzü olduğunu da es geçmeyin ve sizi ararken kolay bulmaları için markanızla uyuşan görselleri bu alanlarda seçin. Sosyal medya paylaşımları ve içerikleri hakkında ilerleyen yazılarımızda detaylara ineceğiz.

3)Arama Motoru Kaydı

Yüce Google başta olmak üzere arama motorlarına kayıt oluşturmanız çok önemlidir. Arama motorunda 2 şekilde varlığınızı oluşturabilirsiniz. İlki web sitenizi kayıt yapacağınız kayıt sistemlerinden ekleyerek diğeri ise işletme girişinizi yaparak. İkisi de kullanıcıların sizlere erişmesi için önemlidir. İşletme girişlerine biraz yabancı olabilirsiniz fakat bunun ne olduğunu hemen bir örnekle açıklıyorum: ‘İstanbul Döner’ diye arattığımızda fotoğraf, iletişim bilgileri vb. çıkan işletmeler bu şekilde orada varlıklarını sürdürürler. İşletme girişlerinin önemi GPS özellikli telefonlarda kullanıcıların yakınlarında istedikleri bir yeri aradıklarını arama motorlarının sizi önerme ihtimalinin olmasıdır. Arama motoru üzerinden neler yapabileceğimizi SEM ve SEO konularında daha detayları sizlere anlatacağım.

4)Harici Erişim Kaynakları

Bu başlığı teorik olarak anlatmak yerine örneklerle geçebiliriz. Bir fast food izletmeniz varsa YemekSepeti üzerinden anlaşma yapmanız buna bir örnektir. Yerel çalışan bir tesisatçısınız bir firma rehber sitesine veya aracı benzer bir siteye firma kaydı yaptırmanız buna bir örnektir. Üzerinden yoğunlaşılacak ve çeşitli taktikleri olmayan basit ve varlık oluşturma çeşitidir.

Özet Olarak;

Dijital platformlarda varlığınız büyümeniz ve yeni müşterilere ulaşmanız için büyük bir fırsat kapısını sizlere aralar. Varlığınızı oluşturmak çok zor değildir fakat izleyeceğiniz yollar ve gerçekleştireceğiniz stratejiler bu konuda önemlidir. Bu konuda da sizlere temel bilgileri bundan sonraki yazılarımda paylaşmaya çalışacağım. Umarım giriş olarak yeterli ve faydalı bir yazı olmuştur. Teşekkür ederim, saygılarımla.

 

Konu ile ilgili faydalı linkler:
atolye.withgoogle.com
www.ceotudent.com

Sunumda Sizi Kurtaracak 40 Sunum Tekniği(INFOGRAFIK)

Tekrardan merhaba, yine sizlerin karşısındayım fakat bugün bir yazıyla değil beni büyük bir zevk ve eğlenceyle uğraştıran infografik ile karşınızdayım. Gerek okuduğum bölüm gereği, gerekse çevremde sunum ile ilgilenen bir çok insan olmasından dolayı böyle bir infografik hazırlamak istedim. Başlıkların altına satırlarca açıklamalar da eklemek isterdim ama her zaman aklınızda kalacak olan öz bilginin olduğuna inandığım için böyle bir şey yaptım. Sizlere teşekkürlerimi sunar ve bir sonraki yazımda sizleri yine görmek üzere iyi günler dilerim.

 

İYİ BİR SUNUM DOSYASININ OLMAZSA OLMAZLARI NELERDİR?

Girişimci misiniz? Geliştirici misiniz? Bir ürün projeniz ya da fikriniz mi var? O zaman ayağınızı rahat bir yere uzatın sizinle sunum dosyası hazırlamak üzerine ufak bir sohbet edelim. Öncelikle bu yazıyı kaleme almamın sebeplerinden birisi zaman zaman kaliteli ürünlerin yanlış veya yetersiz anlatımı yüzünden yatırım alamaması veya yatırım alsa da inovasyon hızının yavaş olmasıdır. Eğer bir projeyi piyasaya sokmak için yeterli bütçeniz yoksa ve bir yatırım arıyorsanız yatırımcıların sizi tercih etmesi için elinizde ya tamamen eşsiz bir proje olmalı ya da mevcut rakiplerinize ek olarak yeniliklerin entegre edildiği bir ürün olmalıdır. Net bir şekilde dile getirirsek, ortada oluşan bir soruna yeni bir çözüm üretmeniz gerekmektedir. Sonraki yazılarımda bu konuyu daha geniş bir formatta ele alacağım.

Şimdi her şeyiniz tamam, ekibiniz bomba gibi, proje için prototip bile ortaya çıktı. Fakat artık bir bütçeye ihtiyacınız var ve deli gibi yatırımcı arama sürecine girdiniz. Bu sürece hazırlıklı girmek ve süreci atlatırken sağlam adımlar ile ilerlemek istiyorsanız şüphesiz ki en önemlisi yapacağınız sunumlar olacaktır. Gittiğiniz her yatırımcı ikna olmak için hazır insanlardır fakat bunu nasıl başaracağınız tamamen sizlere bağlıdır. Biz PR, reklam yada pazarlama ile ilgili kişilerin yaptıkları da budur; insanları nasıl ikna edeceğimiz üzerinde sürekli fikirler geliştirmek. Ekibiniz de her zaman bir PR yada pazarlama ile ilgilenen bir insan olmayabilir ve çoğu zaman bu tarz görevler sizlerin üstüne düşer. Ben de sizleri bu dertlerden kurtarmak için serimin ilk yazısına şuan başlıyorum.

  • SEKTÖRDEKİ SORUN

Sunum dosyanızın giriş sayfasının ardından çözüm olarak sunacağınız ürünün yer aldığı sektördeki sorunu belirtmeniz iyi olacaktır. Bu şekilde sorun üzerine yoğunlaşmış ve ürününüzün gerekliliği konusunda ikna için ilk adımı atmış olursunuz. Şunu da belirtmeden geçmek istemem tabi ki; sorun kelimesi her zaman olumsuz bir durumu çağrıştırır fakat bir firma çok iyi kazanç sağladığı halde satışını arttırmak istiyorsa esasen bu sorun olarak nitelendirilmese de, öyle sayılmaktadır. Sorun anlayışınıza bu tarzda şekillendirebilirsiniz.

  • HEDEF KİTLE ANALİZİ(TÜKETİCİ ANALİZİ)

Yatırımcıların en çok önem verdiği kısımlardan biri hedef kitlenizin analizidir. Bunun sebebi yatırımcı ile kitlenizin uyuşup, uyuşmadığı ve kitlenin potansiyelinden alınabilecek geri dönüşümdür. Bu sebeple hedef kitlenizi belirlerken kesinlikle realist analizler yapın. Yaş aralığınız örnek olarak 10-65 olabilir bunu yazabilirsiniz fakat bunu yazdıktan hemen sonra yoğunlaştığınız yaş aralarını kısaltarak 17-25 olarak ekleyin. Eğer projeniz ciddi manada geniş bir yaş aralığına ait ise bu aralıkta bulunan müşteri potansiyeline sahip insanlarla alakalı açıklamalara yer verin ve araştırmalarınızı da ekleyin. Hedef kitle analizi kısmına yer vermekten kaçmayın gerekirse resmi istatistik değerlerinin özetini paylaşın(gerekliyse Ek dosyası olarak dosya haricine ekleyin). Bu kısıma ek olarak hedef kitlenizi oluşturan kullanıcılardan topladığınız anket istatistiklerinizi de ekleyebilirsiniz.

  • BEKLENEN DEĞİŞİM

Bu bölüm her ne kadar bir ürünün reklam çalışması için kullanılsa da bir ürünün sunum dosyasına da eklenebilir. Bu kapsamda bahsetmeniz gereken içeriğe örnek vermek gerekirse: Ürün kullanıcıya ulaştıktan sonra kullanıcıdan beklenen değişim yada sektörde beklenen değişimdir. Eğer bir sosyal medya ortaya koyuyorsanız kullanıcılarınızın sosyal medya üzerindeki kullanım şekilleri, sosyal medyanızın sektör üzerindeki şekillenmesi vb. konuları örnek gösterebiliriz.

  • SEKTÖR(PAZAR) VE DURUM ANALİZİ

Evet şimdi kemerleri bağlama vakti çünkü can alıcı noktalardan birine geldik diyebiliriz. Ürününüzü pazar değerini, pazar büyüklüğünü, mevcut kullanıcı sayısını, son dönemde gerçekleşen büyük yatırımları ve tüm bunların etrafında dönen benzer ürünlerin pazardaki konumunu paylaşacağınız bölümdür. Durum analizi kısmını biraz açmamız gerekirse; rakipleriniz, rakiplerinizin durumları, sizin mevcut durumunuz ve rakipleriniz karşısındaki avantajlarınızdan bahsedebilirsiniz. Rakip analizi yaparken pastalarından pay böleceğiniz kişileri esas almalısınız ve bunlar hakkında bilgiler verirken kendi ürününüzün bu konudaki yaklaşımını da eklemek yararınıza olacaktır.

  • MİSYON, VİZYON VE ÜRÜN-HİZMET TANIMI

Başlıkta bahsettiğim kavramlar ayrı üst başlıklar ile yazılacak olsalar da tek bir başlık altında sizlere anlatmak istedim. İlk 4 maddede ürünün avantajlarından, mevcut konumundan ve gerekliliğinden bahsettik. Artık ürünü ortaya koyma vakti geldi. Şimdi ürünün ortaya çıkarırken üstlendiğimiz görev, ileride kendimizi gördüğümüz yer ve ürünümüzün ne olduğuyla alakalı soruları cevaplamamız gerekecek. Bu soruları cevaplarken Cüneyt Arkın gibi 1 ok ile 4 hedef vurmaya çalışmayın. Başarılabilir hedefler, gerçekleştirilebilir görevler ile kendinizi tanıtın. Ürün ve hizmetinizden bahsederken net bir yaklaşım ile anlatın. Ürünün özelliklerinden, işlevlerinden ve kullanımından bahsetmeniz ve ürünü iyi bir şekilde tanımlamanız gerekmektedir.

  • SWOT VE PEST ANALİZLERİ

Swot Analizi: Ürünün güçlü yönleri, zayıf yönleri, fırsat ve tehditlerini ele alan analizdir. Örnek vermek gerekirse: Sektöründe büyük bir pazar açığının olması güçlü bir yöndür. Bütçe olmaması ise zayıf yöndür.
Pest Analizi: Ürünün politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik etkiler açısından analizidir. Örnek vermek gerekirse: Ürün hakkında kanun, para kaynağı, toplumsal değerler, alternatif teknolojiler.

Yukarıda tanımlarını yaptığım analizlerde eğer güçlü yönleriniz ağır basıyorsa zayıf yönleriniz ile birlikte ufak bir infografik ile sunum dosyanıza eklemeniz faydanıza olacaktır.

  • PAZAR STRATEJİSİ

Artık olayın pazarlama ve PR kısmına geldik diyebiliriz. Ürünü bir pazara sokacaksınız ve bunun için bir planınız olmalı. Hedefinizde ikna edilmesi gereken potansiyel kullanıcılar ve alternatif olarak sizleri seçmesi gereken mevcut kullanıcılar var. Bunları ikna etme yollarınızın güçlü olmasına oranla da ikna olmaya hazır bir yatırımcı bulunuyor. Bu alanda ürünü pazara hangi kanaldan sokacağınızı(Bir ilaç ise hastane ve eczaneler vb.) ve hangi mecralar aracılığı ile kullanıcıya tanıtacağınız bahsetmelisiniz. Bu başlık altında mecra üzerindeki çalışmaların ana başlıklarını yazmanız yeterli olacaktır. Çünkü bir alt başlık olarak “İletişim Stratejileri” bizi beklemekte.

  • İLETİŞİM STRATEJİLERİ

İletişim dediğimiz zaman bugün aklınıza sınırsız alternatif gelebilir. Reklam, PR, pazarlama vb. tüm kavramlar iletişimin çatısı altında toplanmıştır. İletişim Stratejilerinden bahsederken de reklam çalışmalarınızdan, PR planlarınızdan ve pazarlama yollarınızdan bahsetmelisiniz. TV üzerinden bir reklam , sosyal medyada bir viral video, promosyon ürün ile tanıtım gibi iletişim planlarınızı burada detaylarıyla verebilirsiniz. Örnek: Bir ilaç satıyorsunuz ve TV reklamı çekeceksiniz. Buradan yazmanız gereken bu reklam izleyecek kitlenin hangi zaman diliminde televizyon başında olduğu ve neyi izledikleri ile alakalı bilgi olabilir. PR çalışması yapacaksanız konsept ve slogan belirleyip bunun üzerinden detaylandırmak olabilir. Bu detayları verirken istatistik, anket sonucu vb. argümanları da kullanabilirsiniz.

  • KAZANÇ MODÜLÜ

Her ürün al gülüm ver gülüm mantığı ile sağlanan bir kazanç modülüne sahip olmayabilir. Özellikle sanal üzerine yapılan yatırımlarda kullanıcı size parayı getirir ve siz bu parayı belirli araçlar ile kazanırsınız. Kazanç sisteminizden kesinlikle detaylı bir şekilde bahsedin. Gerekirse rakamlar ile örneklendirmeler yapın ve yine bu rakamlar üzerinden planlamalar sunun. Kazanç modülü sağlam oturmamış bir proje yatırımcının gözünde her zaman geride kalacaktır ve tercih edilme oranınızı düşürecektir.

  • BÜTÇELEME

Tüm sunum içerisinde bahsettiğiniz ürün maliyeti, reklam maliyetleri, organizasyon çalışmaları ve tüm planlarımız ile alakalı bütçeleme bilgilerini burada bir tablo ile sunabilirsiniz. Tabloyu sunarken eğer reklam çalışması ile alakalı bir bütçelemeniz varsa tabloda aylara göre ayrımlarda bulunun ve hangi aylar içerisinde çalışmaları yapılacağı, hangi aylarda TV, hangi aylarda açık hava, hangi aylarda gazete gibi mecraların kullanılacağı ile alakalı tabloda belirtmelerde bulununuz.

————————————————————-

Genel hatlarıyla sizlere bir sunum dosyasında yer alması gereken bileşenlerden bahsettim. Yukarıda sizlere sunduğum sıra ve bileşenlerin varlığı ürünün çeşidine göre farklılık gösterebilir. Ürün için ihtiyaç olmayan maddeler çıkarılabilir veya yer değişikliği yapılabilir. Şimdi biraz da size artı kazandıracak ve imajınızı yükseltecek bir kaç maddeden söz etmek istiyorum.

  • Markanızın logosunu kesinlikle sunum içerisine yerleştirmekten korkmayın.
  • Sunum görselliğine dikkat edin, renkleri ürününüze uygun olarak kullanın. Rahat okunur ve göz yormayan renkler kullanmaya dikkat edin.
  • İstatistik, bilgilendirici akış yada yıllık planlamalarda mümkünse infografik tasarımlar kullanın. Daha estetik ve profesyonel bir görünüm kazanırsınız.
  • Giriş kapağınızda kendiniz ile ilgili bilgiyi sunmayı unutmayın, kapanışta ise teşekkür etmeyi ihmal etmeyin.
  • Mümkünse reklam, PR ve promosyon gibi çalışmalarınızı bir taslağa oturtup örneklendirin. Görsel tasarımlar ile gazeteye reklam tasarımınızı, bardak üstüne logonuzu koymak gibi.
  • Bu kadar görsellikten bahsetmişken kesinlikle karmaşık görsel yoğunluk ile sunumu boğmayın. Fresh ve geniş olmasına özen gösterin. Sayfa sayısının bir kaç fazla olmasının zararı yok.

Yazımı gece 03:00 gibi bitirdiğimi göz önüne alırsak atladığım noktalar ve yazım hatalarım için üşemeden okuyan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Blog içeriğime bu tarz yazılar ile devam etmeyi düşünüyorum. Düşünce ve yorumlarınızı benimle paylaşırsanız ilerleyişime katkı sağlarsanız. Sizlerle tekrar buluşmak dileğiyle, teşekkürlerimi sunarım.